Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17607 E. 2026/6080 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17607
Karar No
2026/6080
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/95 E., 2025/2335 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/236 E., 2023/440 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde teknik ressam olarak 2010/11-17.02.2014 tarihleri arasında en son 1.400,00 TL net ücretle çalıştığını ancak ücretlerinin bir kısmının elden bir kısmının da banka kanalı ile yatırıldığını ve sigorta primlerinin de asgari ücret üzerinden gösterildiğini ileri sürerek; anılan dönemde eksik bildirilen prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı asil 06.12.2018 tarihli celsedeki beyanında aynen; "...ben bir önceki beyanımda belirttiğim gibi Kasım/2010'da başladım Şubat/2014'te ayrıldım, benim çalışmam kesintisizdir, sigorta bildirimlerinin bir kısmı eksik yani sigorta başlangıcım daha sonra bildirilmiştir.." şeklinde beyanda bulunmuş;

Mahkemenin 24.05.2022 günlü duruşmasında alınan 2 no.lu ara kararında davacı tarafa talebin açıklanması için süre verilmesi üzerine taleplerinin prime esas kazancın tespiti olduğunu açıklamıştır. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, gerçek ücretin tespiti istemine ilişkin olarak herhangi bir yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge olmadığından davanın reddine dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumunun davadaki sıfatının davalı yerine fer'i müdahil olarak gösterildiği, bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebileceği anlaşılmakla, Daire karar başlığında "davalı" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle; 1.Davacının 24.02.2011-30.09.2011 tarihleri arasındaki ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğunu, 2011 yılı asgari ücret tarifesi ve sunulan 2010 yılı TÜİK verilerinin iddialarını destekler mahiyette olduğunu ve bordro tanıklarının beyanlarına göre eskiden ücret ödemelerinin elden yapıldığının açık olduğunu, dosyada somut delilin mevcut olduğunu, 2.Mahkemenin re'sen araştırma ilkesi kapsamında tanık ifadelerine de başvurması gerektiğini, çok az sayıda bordro tanığı dinlenmiş olduğunu, tanık anlatımlarına ve TÜİK verilerine değer verilmeden hüküm kurulduğunu, 3.24.02.2011-30.09.2011 tarihlerini de kapsar şekilde tekrar bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17607, K. 2026/6080, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17607-e-2026-6080-k-2a490795c4fb