Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16642 E. 2026/9979 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16642
Karar No
2026/9979
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/367 Esas, 2025/1552 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5187 (eski 3419) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/329 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2022/777 Esas, 2024/78 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, bilirkişi heyetince uygun emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin hesaplandığı, bilirkişi raporu ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, belirlenen birim fiyatının adalet ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin olan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak kamu düzeni uyarınca kamulaştırma bedelinin davalılara derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden ödeme yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2022/777 Esas, 2024/78 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak alınan satışın eski tarihli olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın değerlendirme tarihlerindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmediği gibi, bilirkişi heyetince yapılan “dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan şehir merkezine daha yakın olması, etrafının hastane, AVM, okul vs. olması, imar parseli olarak 1,77 dava konusu taşınmazdan daha değerlidir” şeklindeki yetersiz ve çelişkili değerlendirme nedeniyle raporun inandırıcı bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1.Temyizen incelenen nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru ise de dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmediği gibi, dava konusu taşınmaz ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler Belediye İmar Müdürlüğünden sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, dava tarihi itibarıyla %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesen raporun hükme esas alınması bozmayı gerektirir.

4. Kabule göre de ; 04.07.2019 tarihinde kabul edilen ve 10.07.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanunla, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/2 maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı oranı % 45’e çıkarılmış olup, dava tarihi itibarıyla maksimum düzenleme ortaklık payı kesinti oranının % 40 olduğunun gözetilmemesi hattalıdır.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16642, K. 2026/9979, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16642-e-2026-9979-k-5a8e116f79c7