Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/5164 E. 2026/5701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5164
Karar No
2026/5701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1682 E., 2025/1491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2025/1682 E., 2025/1491 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile teminat altına alınan müvekkiline ait evin 06.02.2023 tarihli depremde ağır hasarlandığını, sigorta bedelinin 301.600,00 TL olduğunu, 24.02.2023 tarihli zeyilname ile sigorta bedelinin 603.200,00 TL olarak güncellendiğini, zeyilname uyarınca ödenmesi gereken primin ödendiğini, davacıya 295.568,00 TL ödeme yapıldığını, davalının 603.200,00 TL ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerekli ödemenin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının 24.02.2023 tarihinde yaptırmış olduğu zeyilnamede binanın hasarsız olduğunun davacı tarafça beyan edildiği, bu beyana istinaden sigorta şirketi tarafından zeyilnamenin düzenlendiği, bilirkişilerce uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün bulunduğu binadaki ağır hasarın 06.02.2023 tarihli depremlerden kaynaklandığının tespit edildiği, dolayısıyla taşınmazın zeyilname tarihi itibari ile zaten ağır hasarlı olduğu ve bu durumun davacı tarafından bilindiği hususlarının sabit olduğu, TTK'nun 1458. maddesi gereğince sözleşmenin yapıldığı sırada sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmiş olduğunu bilmesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış olsa bile, bu sözleşmenin batıl, yani hükümsüz olduğu, ilk yapılan sigorta bedelinin gerekli muafiyetler uygulanarak olması gerektiği gibi ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece yapılan değerlendirmenin soyut, eksik ve hatalı olduğunu, ret kararına dayanak gösterilen gerekçelerin somut veya hukuki hiçbir karşılığının bulunmadığını, hatalı ve yetersiz değerlendirme içeren bilirkişi raporunu karara dayanak gösterilmesinin çelişki ihtiva ettiğini, ilk derece mahkemesinin ise aleyhe niyet okuması yaparak "...taşınmazın zeyilname tarihi itibari ile zaten ağır hasarlı olduğu ve bu durumun davacı tarafından bilindiği hususları sabittir." şeklinde değerlendirmede bulunduğunu, bu değerlendirmenin hangi hukuki ve somut gerekçeye dayandığının belirsiz olduğunu, müvekkilinin taşınmazının 27.02.2023 tarihli Yeşilyurt/Malatya depreminden sonra ağır hasarlı hale geldiğini ilgili bakanlık personelleri tarafından yapılan hasar tespitinin e-devlet hasar sorgulama ekranında açıklanmasından sonra öğrendiğini, nitekim depremzede bir vatandaş olan müvekkilinin başka bir şekilde öğrenme imkanının da bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/5164, K. 2026/5701, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2026-5164-e-2026-5701-k-6bde8d29f10a