Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13577 E. 2026/9982 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13577
Karar No
2026/9982
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/185 Esas, 2025/111 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 07... parsel (sayısallaştırma sonucu oluşan yeni 1 63... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece teklif edilen bedelin az olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasını istemediklerini, yatırım amacıyla aldıkları taşınmazı değerlendirmek istediklerini, idarenin teklif ettiği bedelle yeni bir taşınmaz alınamayacağını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/73 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1495 Esas, 2022/1406 Karar sayılı kararıyla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak m² rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas raporda bilirkişi raporunda, emsal ... Mahallesi 4 85... parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri tespit edilmeden emlak beyan değerleri üzerinden karşılaştırılması, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte, olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları, dava konusu taşınmaz ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranına ilişkin belgeler Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile ve dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınan emsale göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılmadan, soyut ifadelerle değer biçildiğinden rapor inandırıcı görülmeyerek mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre çok daha değerli bir konumda olduğunu, tespit edilen bedele dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinde yer alan “14/01/2019” tarihleri hükümden ayrı ayrı çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “dava tarihi olan 13.09.2018” ibaresinin yazılması ve aynı bentteki “yasal faiz” ibaresi çıkartılarak yerine “Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13577, K. 2026/9982, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13577-e-2026-9982-k-6214b7192002