Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2153 E. 2026/8689 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2153
- Karar No
- 2026/8689
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2693 Esas, 2025/2628 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2607 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın halihazırda tarla olarak kullanıldığını, bahsi geçen davaya konu parseller için değer düşüklüğü oranı hesaplanırken araziler için belirlenen kıymet düşüklüğü oranlarının uygun olmadığını, münavebe verilerinin dosyaya alındığı tarih itibarıyla en eski tarihli olan verinin dikkate alınması gerektiğini, faize, faizin başlangıç tarihine, niteliğine, oranına itiraz ettiklerini, davalıların uzlaşma çağrılarına cevap vermeyerek dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden harçlar ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf aleyhine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine vekâlet ücreti taktir edilirken müvekkili lehine vekâlet ücreti taktir edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu, dosyadaki bilgi ve belgelerle denetlendiğinde; raporda hesaplamalara esas alınan münavebe ürünlerinin ve ilgili verilerin dosyaya kazandırılan 2024 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî verileriyle uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, irtifak tesisi istenilen hattın taşınmazdan geçtiği yer ve geçtiği alan dikkate alındığında değer düşüklüğü oranının dosya kapsamına uygun olduğu görüldüğü; belirlenen kamulaştırma bedelinin de adil ve hakkaniyete uygun olduğunun değerlendirildiği, ancak dava tarihi yerine 2024 yılına ait resmî verilerin kullanılması aleyhe değerlendirme yapılamayacağından eleştirildiği ve iptal kararı sonrası açılan somut davada kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" oranının uygulanmasında ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davanın niteliği gereği davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.