Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13720 E. 2026/9981 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13720
- Karar No
- 2026/9981
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/115 Esas, 2025/292 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mevkii 119 parsel (eski 210 parsel) sayılı taşınmazın 53/256 hissesine karşılık gelen 97.149,41 m²sini ... 4. İcra Müdürlüğünün 2009/231 talimat dosyası ile 490.000,00 TL bedelle ...'dan satın aldığını, ... Kadastro Mahkemesinin 1990/4 Esas, 1999/33 Karar sayılı kararıyla taşınmazın 20.262,14 m²sinin Hazine adına tespit edildiğini, bu kararın ise 09.08.2016 tarihinde tapuya işlendiğini, bu nedenle şimdilik 40.000,00 TL tazminat bedelinin 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2017/1330 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 40.000,00TL'nin 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 216.232,93 TL'nin 10.12.2018 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2020/1729 Esas, 2021/1904 Karar sayılı kararı ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın niteliği net olarak belirlenmeden metrekare birim fiyatı soyut ifadelerle tespit edildiğinden hazırlanan rapor inandırıcı bulunmayarak öncelikle taşınmazın niteliğinin tespit edilmesi gerekli olup, arsa ise dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılarak, arazi ise İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri getirtilerek verilere uygun şekilde üzerine ekilebilecek münavebe ürünlerine göre gelir metodu esas alınarak bedel belirlenen rapora göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2022/281 Esas, 2024/165 Karar sayılı kararı ile 40.000,00 TL'nin 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 216.232,93TL'nin 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 628.588,07 TL'nin 15.11.2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2022/281 Esas, 2024/165 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece verilen ilk karar davalı Hazine vekilince istinaf ve temyiz edilmiş olup, davalı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, ilk kararı temyiz etmeyen davacı lehine fazla tazminat bedeline hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanılmış haklar gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; son bilirkişi raporu uyarınca 884.821,00 TL'ye ıslah edilmiş olup reddedilen bedel üzerinden müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükmün 5 numaralı bendinde yer alan vekâlet ücretine infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükmedildiğini, yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre taraflara yüklenmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, 1007 nci madde uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını, kadastro tespitine... tarafından da itiraz edildiğini, ...'in taşınmazın nizalı olduğunu bilecek durumda olduğunu, davanın zaman aşımı ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde davacıdan alınarak davalıya verilmesine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretine ilişkin (5) numaralı bendindeki “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine “davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.