Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15932 E. 2026/9674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15932
Karar No
2026/9674
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3852 Esas, 2025/2199 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 55... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2022/763 Esas, 2022/816 Karar sayılı kararıyla bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 352 nci maddesi uyarınca reddi, davacı idare vekilinin ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonunda; 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı iptal kararı gözetildiğinde, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından, bölge adliye mahkemesi tarafından bir kısım davalıların istinaf talebi de değerlendirilerek ve ayrıca Avukat ...'ın UYAP ortamından gönderdiği 03.03.2021 tarihli dilekçede davalılardan ...'e ait vekâletnameyi sunduğu belirtilmiş ise de, UYAP ortamında ve dosyasında ...'e ait vekâletnameye ve ayrıca ...'e ait vekâletnameye de rastlanmadığından, söz konusu davalılara ait vekâletnameler dosya arasına alınıp hüküm kurulması gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Sonrası Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli ek kararı ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonunda; Dairemiz bozma kararı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2022/763 Esas, 2022/816 Karar sayılı kararının tamamen ortadan kalktığı gözetilerek, Dairemiz bozma ilâmı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Dairemizin bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar vermesi gerekirken duruşma açılmadan, tarafların bozma ilamına diyecekleri sorulmadan, her iki tarafın istinaf talepleri aynı Kanun’un 360 ncı maddesinin yollamasıyla 297 nci ve 359 uncu maddeleri gereğince karşılanarak usul ve kanuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ek karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Sonrası Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, yine, kapitalizasyon faiz oranının % 5 olarak belirlenmiş olmasının isabetli olduğu, taşınmazın konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri, köy yerleşim yerine mesafesi dikkate alınarak, gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim bedelin objektif değer artışı uygulanarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların değerlendirme tarihindeki resmî birim fiyatları gözetilip yıpranma payı düşülmek suretiyle belirlenen bedelde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda münavebe sisteminde yer alan buğday ürününün verim miktarı ve ürün satış fiyatı için ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2018 yılı verilerinde ortalama değerler yerine azami değerlerin alındığını, dava tarihi 2019 olup, 2019 verilerine göre değer tespiti yapılması gerekirken 2018 verilerine göre değer belirlenip dava tarihine endekslenmenin hatalı olduğunu, %30 objektif değer artışı uygulanmasının uygun olmadığını, idare lehine vekâlet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15932, K. 2026/9674, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15932-e-2026-9674-k-cfbf8d09121c