Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12430 E. 2026/8585 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12430
- Karar No
- 2026/8585
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1888 Esas, 2025/2180 Karar KARAR : Usulden ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ve ecrimisile ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 65... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın asfalt dökülerek yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yolun Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu, müvekkili idarenin bu yoldan sorumlu olmadığını, yolun asfaltının yapımı ile ilgili olarak müvekkili idare ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında 12.02.2019 tarihi ve ... sayılı protokol yapıldığını, söz konusu protokol ile bakım, onarım, karla mücadele, yatay ve düşey trafik işaretlemesi gibi çalışmaların 5 yıl süreyle müvekkili idareye verildiğini, müvekkili idare tarafından yolda 2018-2019 yılları arasında sıcak asfalt çalışmaları yapıldığını, yol çalışmaları esnasında yolun dava konusu taşınmazla ilgili olan kısmında müvekkil idare tarafından herhangi bir genişletme çalışması yapılmadığını, asfalt çalışmasının eski mevcut yol platformuna göre yapıldığını, bu nedenle davacıların iddialarının yerinde olmadığını, ayrıca sözü edilen protokolün 4.11 maddesinde "Çalışma alanında her türlü mülkiyet ve tasarruf hakkı Karayolları Genel Müdürlüğüne aittir. Çalışmanın ... tarafından yapılması, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına çalışma yapılan alanda veya yapılan çalışma üzerinde herhangi bir hak veya imtiyaz sağlamaz." düzenlemesinin bulunduğunu, anılan protokol düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere taşınmazdaki yolun mülkiyetinin müvekkili idareye değil, Karayolları Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, bu nedenle müvekkili idare hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli ve 2022/303 Esas, 2024/456 Karar sayılı kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı taraftan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2024 tarihli ve 2024/5869 Esas, 2024/5361 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesine konu edilen Mahkeme kararı ile hüküm altına alınan kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil bedeli yönünden her bir davacının payına düşen kamulaştırmasız el atma tazminatı miktarı ile ecrimisil bedelinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında 2024 yılı kesinlik sınırı olarak belirlenen 28.250,00 TL'den az olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin davacılar lehine hükmolunan kamulaştırmasız el atma tazminatı ile ecrimisil bedeline yönelik istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2024 tarihli ve 2024/5869 Esas, 2024/5361 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın tamamının 284.377,60 TL olarak belirlendiği dikkate alınarak davalılardan ... ve ...'e düşen payın miktar itibarıyla istinaf kesinlik sınırının üzerinde bulunduğu anlaşıldığından adı geçen davalılar yönünden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esasına girilip karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında davalı ... husumet itirazında bulunmuş Dairelerince Karayolları 3. Bölge Müdürlüğüne yazılan müzekkereye 16.05.2025 tarihinde "Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 65... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yol, 01.10.2003 yılında Genel Müdürlüğümüz yol ağına alınmış olup bu yolda herhangi bir kamulaştırma çalışmamız bulunmamaktadır. Bölge Müdürlüğümüz ile ... arasında tanzim edilen Şehir Geçişleri Protokolü kapsamında 2019-2024 yılları arasında 5 (beş) yıl süreyle yolun bakımı onarımı vb. çalışmalar Büyükşehir Beledive Başkanlığına devredilmistir" şeklinde cevap verildiği, yine bir sureti dosya arasında mevcut Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü ile ... arasında imzalanan protokolün 4.11 maddesinde "Çalışma alanında her türlü mülkiyet ve tasarruf hakkı Karayolları Genel Müdürlüğüne aittir. Çalışmanın ... tarafından yapılması, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına çalışma yapılan alanda veya yapılan çalışma üzerinde herhangi bir hak veya imtiyaz sağlamaz." şeklinde olup sorumluluğun açıkça Karayolları Genel Müdürlüğünde olduğunun düzenlendiği, bu sebeple eldeki davada sorumluluğun Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesinin doğru görülmediği, husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin önceki kararının sadece davacılardan ... ve ... yönünden bozulduğunu, diğer davacılar yönünden verilen hükmün kesinleştiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin hem bozma ilâmına uyulmasına karar verdiğini hem de kısmen bozma ilâmına aykırı olarak ... ve ... dışındaki diğer davacılar yönünden de işin esasına girip hüküm kurduğunu, bozma kararında adı geçen davacılar dışındaki diğer davacılar hakkında verilen hükmün kesinleştiğini ve bu davacılar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uymasına rağmen bu kararın dışına çıkarak diğer davacılar hakkında da hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında yer alan protokole göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının yanlış olduğunu, sorumluluğun davalı idarede olduğunu, dava tarihinden önce müvekkilleri adına Karayolları Genel Müdürlüğü, ... Belediye Başkanlığı ve davalı ... Başkanlığına başvuruda bulunduklarını, Karayolları Genel Müdürlüğü vermiş olduğu cevapta söz konusu taşınmazda herhangi bir işlem yapmadıklarını, ... Belediye Başkanlığının ise ilgili yolun ... tarafından açıldığını belirttiğini, davalı idare ise yolun kendilerinin sorumluluğunda olduğunu kabul ederek, kendilerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 8 inci maddesine istinaden görüşmeye çağırdığını, davalı idare tarafından yapılan teklifi kabul etmediklerinden eldeki davayı açtıklarını, İlk Derece Mahkemesince 15.12.2023 tarihinde dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta yapılan protokol gereğince dava konusu taşınmazda bulunan yoldaki kamulaştırma işlemlerinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yerine getirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, nitekim dosya kapsamında yer alan ve davalı idare ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolün 4.10 maddesinde "Protokol kapsamındaki yollarda, ... tarafından üstlenilen çalışmalardan dolayı, üçüncü şahısların her türlü zarar ve ziyanından, diğer kurum ve kuruluşlar tarafından daha önceden geçirilmiş yeraltı ve yerüstü hatları gibi tesislerde meydana gelebilecek her türlü hasardan ... sorumlu olacaktır. Çalışma alanının çevresinde bulunan mülkiyet sahipleri ile olabilecek, her türlü uyuşmazlık ve şikayetler ile, ... muhatap olacak ve sorunlar, Karayolları Genel Müdürlüğüne herhangi bir maddi veya hukuki sorun yaratmadan ... tarafından çözümlenecektir." düzenlemesinin yer aldığını, bu madde uyarınca meydana gelen zararlarda her türlü sorumluluğun davalı ... Başkanlığına ait olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davalı ... Emlak Yönetimi Dairesi Başkanlığının dosya kapsamında yer alan 22.12.2023 tarihli yazısında dava konusu taşınmaz üzerinden geçen yolda 2018-2019 yılları arasında adı geçen belediye tarafından sıcak asfalt çalışmalarının yapıldığı, ... ile Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü arasında yapılan 12.02.2019 tarihli 19-B-03-008 sayılı protokol uyarınca söz konusu yolun yapımı sorumluluğunun 5 yıl süreyle ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına verildiği, Karayolları 3. Bölge Müdürlüğünün 09.01.2024 tarihli yazısında da aynı hususlara değinilerek söz konusu protokolün 4.10 maddesinde yer alan "Protokol kapsamındaki yollarda, ... tarafından üstlenilen çalışmalardan dolayı, üçüncü şahısların her türlü zarar ve ziyanından, diğer kurum ve kuruluşlar tarafından daha önceden geçirilmiş yeraltı ve yerüstü hatları gibi tesislerde meydana gelebilecek her türlü hasardan ... sorumlu olacaktır. Çalışma alanının çevresinde bulunan mülkiyet sahipleri ile olabilecek, her türlü uyuşmazlık ve şikayetler ile, ... muhatap olacak ve sorunlar, Karayolları Genel Müdürlüğüne herhangi bir maddi veya hukuki sorun yaratmadan ... tarafından çözümlenecektir." düzenlemesi gereği kamulaştırma işlemlerinin ... tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacılar vekilince davalı ... Başkanlığına yapılan başvuruya yönelik ... Emlak Yönetimi Dairesi Başkanlığının 17.03.2022 tarihli cevabi yazısında 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesine istinaden davacı tarafı görüşmeye çağırdığı, ancak uzlaşmaya varılamadığı anlaşılmaktadır.
4. Davalı ... ile Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü arasında yapılan 12.02.2019 tarihli 19-B-03-008 sayılı protokolün 4.11 maddesinde yer alan "Çalışma alanında her türlü mülkiyet ve tasarruf hakkı Karayolları Genel Müdürlüğüne aittir. Çalışmanın ... tarafından yapılması, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına çalışma yapılan alanda veya yapılan çalışma üzerinde herhangi bir hak veya imtiyaz sağlamaz." hükmü ile yolun mülkiyet hakkının Karayolları Genel Müdürlüğünde olduğu düzenlenmişse de, protokol kapsamında yolun asfaltlanma çalışmasını üstlenen ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının aynı protokolün 4.10 maddesinde yer alan "Protokol kapsamındaki yollarda, ... tarafından üstlenilen çalışmalardan dolayı, üçüncü şahısların her türlü zarar ve ziyanından, diğer kurum ve kuruluşlar tarafından daha önceden geçirilmiş yeraltı ve yerüstü hatları gibi tesislerde meydana gelebilecek her türlü hasardan ... sorumlu olacaktır. Çalışma alanının çevresinde bulunan mülkiyet sahipleri ile olabilecek, her türlü uyuşmazlık ve şikayetler ile, ... muhatap olacak ve sorunlar, Karayolları Genel Müdürlüğüne herhangi bir maddi veya hukuki sorun yaratmadan ... tarafından çözümlenecektir." hükmü ile yol yapım çalışmalarından doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümlenmesi sorumluluğunu da üstlendiği dikkate alındığında, davalı idare yönünden işin esasına girilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.