Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2204 E. 2026/2720 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2204
- Karar No
- 2026/2720
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2204
KARAR NO:2026/2720
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:06/04/2026
NUMARASI:2026/115 E - 2026/354 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:07/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’ın, kendi imkanlarıyla devralıp yenilediği kafeye davalı ...’ı adi ortak olarak aldığı, taraflar arasında 200.000 USD ödeme karşılığında işletme hakkının devri hususunda noter onaylı sözleşme imzalandığı, ancak davalının bu borcun yalnızca 70.000 USD’lik kısmını ödeyip kalan 130.000 USD’yi ödemediği, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğu, bu süreçte davalının işletmeyi hukuka aykırı olarak üçüncü kişilere devrettiği ve mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu iddialarıyla; borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması talep ettiği görülmüştür.Mahkeme,
"1-Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE" gönderilmesine karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,bu nedenle görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,adi ortaklık kaynaklı alacağın tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.Yargılama sırasında yapılan araştırma sonucunda söz konusu tarafların İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı,ayrıca tarafların 2. Sınıf tüccar olarak işletme esasına göre defter tuttuğu, tarafların tacir olmadığı belirlenmiştir.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Taraflardan biri tacir değil ise davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.Bu nedenle davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla,mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/10/2026