Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/2414 E. 2026/7020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2414
- Karar No
- 2026/7020
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2018/1565 Esas, 2019/437 Karar SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜMLER : a- İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, b- İlk Derece Mahkemesince değişen suç vasfı nedeniyle zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında beraat kararları verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, c- İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, d- İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi. e- İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Tebliğnamede sanıklardan ... hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma, ... hakkında zimmet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin görüş bildirilmiş ise de temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre bu hükümlere yönelik temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet ve özel belgede sahtecilik, ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında özel belgede sahtecilik, ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verdiği kararların, 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu, temyizi kabil olmadığı gözetilerek katılanlar vekillerinin bu kararlara yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak ayrı ayrı beraatlerine yönelik hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2018 tarihli ve 2010/283 Esas, 2018/205 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 4 yıl 2 ay, ...'ın ise aynı suçtan aynı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun'un 53/1, 2, 3. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafiilerinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/1565 Esas, 2019/437 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına, zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının birbiri ile çelişkili olduğuna, sanığın görev ve yetkilerinin belirlenmesinde hatalı değerlendirme yapıldığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmaması nedeniyle mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... Vekillerinin Temyiz İstemi Sanıkların atılı eylemleri gerçekleştirdiklerinin dosya kapsamında yer alan deliller ile sabit olduğuna, hatalı gerekçe ile beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararlarının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların cezalandırılmalarına yetecek, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmasına rağmen verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların suçu iştirak halinde işlediklerine, haklarında mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların atılı suçtan beraatlerine ilişkin kararlar yönünden Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerinin usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin karar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu nazara alındığında, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2010 tarihli ve 2010/4721 Esas sayılı iddianamesinde; ''sanığın ... Gıda Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından düzenlenen 5.443,00 TL bedelli faturanın sahte olarak tanzim edilip kullandığı'' şeklindeki anlatım ile sanık hakkında sadece özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, zimmet suçundan dava açılmadığı halde sanık hakkında bu suçtan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 3.Sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar yönünden Suç tarihinde ... Çalışanları Tüketim Kooperatifinde ön muhasebe elemanı ve aynı zamanda satış mağazasının kasa kontrol sorumlusu olarak görev yapan sanığın, kooperatifin cari hesabında tespit edilen açığın izahı için ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketine ait 12.04.2007 tarihli ve 22269 sayılı 3.467,37 TL bedelli tahsilat makbuzunu kullanarak bu parayı mal edinmesi eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu şeklindeki kabulde isabetsizlik bulunmakla birlikte 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu nazara alındığında, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2010 tarihli ve 2010/4721 Esas sayılı iddianamesinde; ''sanığın ... Gıda Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından düzenlenen 5.443,00 TL bedelli faturanın sahte olarak tanzim edilip kullandığı'' şeklindeki anlatım ile sanık hakkında sadece özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, bu isnat yönünden zimmet suçundan usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde dava açılmayan bu eylem de sabit kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine muhalefet edilmesi, Kabule göre de; Sanık tarafından ... Gıda Unlu Mamülleri San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından düzenlenen 5.443,00 TL bedelli faturanın sahte olarak tanzim edilip kullanıldığı şeklinde kabul gereğince, sanığın eyleminin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranış niteliğinde olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, basit zimmet olarak kabulü ile eksik ceza belirlenmesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet ve özel belgede sahtecilik, ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında özel belgede sahtecilik, ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümlerde, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 3 02... /5. maddeleri gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma kararının mahiyetine göre kararın aynı Kanun'un 325. maddesi gereğince hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık ...'e TEŞMİLİNE, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2026 tarihinde karar verildi.