Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/237 E. 2026/12182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/237
- Karar No
- 2026/12182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/399 E. 2023/126 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ret
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu, Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; görevlilere hakaret etmediğine, başka bir olay nedeni ile adliyede bulunduğuna, görevlilerin sivil olup, ayağı alçılı birinin darp edilmesi esnasında olaya müdahale ettiğinden arbede yaşandığına, görevliler polis olduklarını söyleselerdi olayın ve olaydaki arbededeki itiş kakışın yaşanmayacağı ile vurmadığından ve hakaret etmediğinden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Mahkemece, sanığın, katılana hitaben söylediği kabul edilen sözünün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2.Kabule göre de, Katılan, mağdurlar ve şikayetçilerin sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında arttırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.