Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/224 E. 2026/3492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/224
- Karar No
- 2026/3492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/415 E., 2025/1007 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/23 E., 2022/177 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (2547 sayılı Kanun) 33/a maddesi uyarınca, 14.02.2011 tarihinde ... Üniversitesi .... Beslenme ve Diyetetik Bölümüne Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında atandığını, bir dönem davalı Üniversite kadrosunda çalışan müvekkilinin Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde doktora eğitimine başladığını ve 11.12.2012 tarihinde 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi doğrultusunda mecburi hizmet yükümlülüğü yüklenerek doktora eğitimini tamamlaması için eğitim süresince kadrosunun geçici olarak ..... Üniversitesi bünyesine aktarıldığını, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında mecburi hizmet yükümlülüğü yüklenen müvekkiline, davalı Üniversite tarafından 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında yapılan görevlendirme için.... Noterliğinin 03.12.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhüt ve kefalet senedi, 2547 sayılı Kanunun 39. maddesi kapsamında yapılan görevlendirmeler için de ..... Noterliğinin 09.02.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhüt ve kefalet senedi,..... Noterliğinin 01.06.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhüt ve kefalet senedi, .... Noterliğinin 05.09.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhüt ve kefalet senedi, son olarak Ankara .... Noterliğinin 10.01.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhüt ve kefalet senedi imzalatıldığını ve mecburi hizmetle yükümlü kılındığını, müvekkilinin 19.12.2019 tarihinde doktora eğitimini tamamlayarak doktor unvanı aldığını, davalı Üniversite bünyesinde öğretim üyesi kadrosuna atanmayan müvekkilinin .... Üniversitesindeki öğretim üyesi kadrosunu hak etmesine rağmen mecburi hizmet yükümlülüğü gerekçe gösterilerek ilgili üniversiteye atamasının yapılmadığını, müvekkilinin akademik geleceği ve hak ettiği kadro hakkını kaybetmemek ve maddi ve manevi varlığını geliştirme fırsatını yok sayamadığı için kadrosundan istifa ederek .... Üniversitesi kadrosunda başlamak zorunda kaldığını, müvekkilinin istifa etmesi dolayısı ile yukarıda bahsedilen taaahhüt ve kefalet senetleri dayanak gösterilmek suretiyle mecburi hizmet yükümlülüğüne karşılık davalı Üniversiteye 701.531,75 TL borçlu olduğunun ileri sürüldüğü, söz konusu taksitlendirme işlemi yapılmadan ilişiği kesilmediği için müvekkilinin davalı Üniversite tarafından kendisine bildirilen borçlandırma işlemini kabul etmek zorunda kaldığını, akabinde taraflar arasında ... . Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı resen taahhütname senedi imzalandığını, müvekkilinin davalı Üniversiteden ilgili prosedürün tamamlanması akabinde ilişiğinin kesildiğini, araştırma görevlisine ödenen maaş tutarı, yürütmüş olduğu kamu hizmetine karşılığında hak etmiş olduğu ücret olduğundan bu maaş tutarının tekrardan istenebilecek olmasının Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiğini, taahhüt ve kefalet senedindeki cezai şartın oldukça fahiş olduğunu, mecburi hizmet süresinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek; ... 1. Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhhüt senedi dolayısı ile müvekkilinin davalı Üniversiteye karşı 701.531,75 TL borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından imzalanan ve noterde düzenleme şeklinde yapılan 14.01.2021 tarihli dava konusu senedin, müvekkili Üniversiteden istifa etmek için kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren re'sen düzenleme biçimindeki noter seneti ve ilam niteliğinde bir belge olduğunu, dava konusu senedin eğitim amacıyla imzalanan bir taahhüt ve kefalet senedi olmadığını, davacının mecburi hizmet yükümlülüğünün bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının mecburi hizmet süresi içinde farklı üniversitelerde görevlendirmelerle ve fiili olarak davalı Üniversitede çalıştığı, sırf istifa edebilmek amacıyla dava konusu senedi imzaladığı, sözleşmenin genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu ve anılan sözleşme hükmünün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 21. maddesine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının ... 1.Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı resen taahhüt senedi dolayısı ile davalı ... Üniversitesine 701.531,75 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından imzalanan ve dava konusu uyuşmazlığın temeli olan ... .. Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı "Re'sen Taahhhütname Senedi"ni, diğer taahhüt ve kefalet senetlerinden bağımsız olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını, zira davacının, bu senet ile daha önce imzaladığı taahhüt ve kefalet senetlerinde yüklendiği mecburi hizmet yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle 21.01.2021 tarihi itibariyle borçlandığı toplam 483.815,00 TL'nin faiziyle birlikte 701.531,75 TL olarak yapılan ödeme planı uyarınca 60 ay taksitle ve faiziyle birlikte davalı Üniversiteye ödemeyi taahhüt ettiğini, bu taahhüt senedinin de diğer senetler gibi angarya yasağının ihlali niteliğinde olup, Anayasa'nın 18. maddesine aykırı olduğundan geçersiz bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının, 2547 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerini bilerek, serbest iradesiyle taahhüt senedini imzaladığını, davacıya doktora eğitimi süresince düzenli olarak maaş ödendiğini ve akademik gelişimi için kaynak tahsis edildiğini, davacıdan talep edilen meblağın, çalışmasının karşılığı olan ücretin iadesi değil, taahhüdünü yerine getirmemesi sonucu doğan kamu zararının tazminine ilişkin olduğunu, davacının müvekkili Üniversiteden ayrılmak için kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içeren resen düzenleme şeklinde düzenlenen ... 1. Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter senedini kendi rızasıyla imzaladığını, işbu senedin mahkeme kararı niteliğinde olduğunu ve sahteliği ispat edilmedikçe kesin delil sayıldığını, davacının borç ikrarının geçersizliğini ileri sürmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının temel kamu yararı amacını göz ardı ederek, üniversitelerin yetiştirdiği elemanlardan geri dönüşü sağlamak için kullandığı yasal mekanizmaları tamamen hükümsüz kıldığını, bu durumun ise kamu hizmetinin aksamasına yol açtığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2547 sayılı Kanunun 35. ve 39. maddeleri uyarınca imzalanan taahhütname senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı ...'ın, davalı ... Rektörlüğüne yazdığı 11.01.2021 tarihli dilekçeyle: "Yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla, mecburi hizmetimden doğan 483.815,00 TL'nin yasal faizleri (60 ay) hesaplandıktan sonra 701.531,75 TL olan borcu ödemek istiyorum. Bu kapsamda 60 eşit taksite bölünmesini talep etmekte ve gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim." dediği, 14.01.2021 tarihli dilekçeyle de, bu kapsamda istifasının kabulü için gereğinin yapılmasını talep ettiği, davalı ... Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığının Ödeme Planı konulu ve E-60543243-846.02-1570 sayılı yazısıyla, talep edilen 60 ay taksitlendirme talebi ve önerilen Ödeme Planının Rektörlük Makamının 13.01.2021 tarihli ve 1459 sayılı Oluru ile uygun görüldüğü bildirilmiştir. İnegöl 1. Noterliğinin 14.01.2021 tarihli ve ... numaralı "RESEN TAAHHÜTNAME SENEDİ" başlıklı belgede; "... Üniversitesi'nde 2547 sayılı Kanunun 35... . maddesi gereğince talep ettiğim görevlendirmeler sebebiyle...yüklendiğim mecburi hizmet yükümlülüğümü ihlal etmem sebebiyle 12.01.2021 tarihi itibarıyla borçlandığım 483.815,00 TL'nin 60 ay taksitlendirme yapılması neticesinde ortaya çıkan 217.716,75 TL faizi ile birlikte toplam 701.531,75 TL bedeli, 13.01.2021 tarihinden başlamak üzere 11.01.2021 tarihli dilekçem üzerine yapılan ödeme planı uyarınca 60 ay taksitle ve faizi ile birlikte .... Üniversitesi'ne ödeyeceğimi,...İşbu borç nedeni ile çıkacak ihtilaflarda .... Üniversitesi kayıt ve belgelerinin doğruluğunu, ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi gereğince adli mercilerde bu belgelerin esas delil olarak kabul edilip, başkaca sübut delillere gerek bulunmadığı..." belirtilerek, davacı ... tarafından imzalanmıştır. 15.01.2021 tarihli ve 1780 sayılı Rektörlük Oluru ile 31 sayılı kararname ile Fakültenin Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi kadrosunda görev yapan . ...'nın görevinden çekilme isteği (istifa) uygun görülmüş, davacı ...'ın Üniversiteye karşı bulunan hizmet yükümlülüğünün karşılığı olan miktarı 60 ay taksitle ödeyeceği belirtildiğinden Taahhhütname ve Kefalet Senedi ile genel hükümlere göre işlem yapılmasına karar verilmiştir. Türk hukukunda mecburi hizmet yükümlülüklerinin bir kısmı Anayasa'da bir kısmı ise kanunlarda düzenlenmiştir. Eğitilme ve yetiştirilme karşılığı olarak öngörülen mecburi hizmet yükümlülüğüne ilişkin olarak, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesinde araştırma görevlilerinin yurt içinde bir diğer üniversitede görevlendirilmeleri düzenlenmiştir. Somut olayda; yukarıda açıklandığı üzere, davacının davalı Üniversiteye karşı mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden başka bir kurumda çalışmaya başladığı sabittir. 2547 sayılı Kanunun 35. maddesinde, mecburi hizmet yükümlülüğünün ihlali halinde öngörülen tek yaptırım, araştırma görevlisine başka bir yüksek öğretim kurumunda görev verilmemesidir. Davacının başka bir üniversitede çalışmak için mecburi hizmetle sorumlu olduğu kalan günlerin bedelini ödemeyi taahhüt ederek istifa ettiği ve 14.01.2021 tarihli Resen Taahhütname Senedini imzaladığı, bu konuda tarafların mutabık olduğu, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. 2547 sayılı Kanunun 35. maddesinde düzenlenen, başka bir yüksek öğretim kurumunda görev verilmemesi engelini aşabilmek için davacının bedel ödemeyi taahhüt edip, bilahare taahhüt senedi ve bu bedel yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmesi kanuna karşı hile niteliği taşıyor olup, bu durumun ahde vefa ilkesi, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu anlaşılmaktadır (Dairemizin 13.03.2025 tarihli ve 2024/1419 E., 2025/1582 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir). Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.