Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6117 E. 2026/3470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6117
Karar No
2026/3470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/871 E., 2025/1410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/64 E., 2022/408 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan15.04.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait villanın işletilmek üzere davacı tarafından kiralandığını, ancak kira sözleşmesine rağmen davalının kiralananın işletilmesine izin vermediğini, villanın bahçe kapısını kilitlediğini ve davacının villaya girmesini engellediğini, yasal olarak işletmesi devralınan villanın davalı tarafından dava dışı kişiye satıldığını, kira sözleşmesine güvenerek ve davalıya inanarak resmi kurumlara başvuruda bulunup masraf yapan davacının sezon sonuna kadar para kazanamadığını ileri sürerek, kira sözleşmesi süresi boyunca mahrum kaldığını kârın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının kira sözleşmesine konu olan kira bedellerini ödemediğini, davacı ile eşinin müvekkili ile müvekkilinin kardeşine ait olan 2 adet arabayı götürerek geri vermediklerini, söz konusu araçlar hakkında açılan dava kabul edilerek her araç için 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL'nin davacının eşinden tahsiline hükmedildiğini, davacı ve eşinin kötüniyetli olarak hareket ettiklerini, taşınmazını satılmadığını, iddia edilen zararın ne olduğunun açıklanmadığını ve belgelenmediğini, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiralananın tatil amaçlı kiraya verilen villa işletmesi vasfında olduğu, benzer bir işletme kiralaması için geçecek sürenin bir yıl olduğu, haksız fesih nedeniyle davacının aynı şartlarla başka bir yeri kiralaması için gereken makul süre olan bir yıllık kâr kaybını isteyebileceği, bilirkişilerce 2012 yılı için 287,34 TL kâr mahrumiyeti hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 287,34 TL'nin tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiralanandan eylemli olarak tahliye edilen davacının aynı vasıfta bir yeri bulması için gereken sürenin bir yıl olduğu, bir yıllık gelir kaybı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taşınmaza masraf yapılarak eşyalar satın alındığını, bunların Mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, davalının engellemesi nedeniyle sezon sonuna kadar kâr elde edilemediği gibi sözleşme sonrasında da elde edilecek gelirdende mahrum kalındığını, munzam zararın doğduğunu, sadece kâr mahrumiyetine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen tutarın hakkaniyete aykırı bulunduğunu, diğer taleplerin gerekçesiz reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, dava dilekçesi ile kâr kaybı zararının tazmininin talep edilmesi ve başkaca bir zarar kalemine yer verilmemesi nedeniyle Mahkemece taleple bağlı kalınarak kar kaybına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda taraflar arasında 15.04.2009 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli ve aylık 400,00 TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi davalı tarafından eylemli olarak sona erdirilmekle haksız feshedilmiş, benzer mahiyette bir yerin kiralanması hususunda gereken makul sürenin bir yıl olduğu usulünce tespit edilmiştir. Her ne kadar, Mahkemece; bir yıllık kâr kaybı olarak 287.34 TL'ye hükmedilmiş ise de zararın belirlenmesi kapsamında, kiralananla benzer şekilde faaliyete devam eden emsal iş yerinin elde edebileceği kar da gözetilerek kiracının zararının hesaplanması ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6117, K. 2026/3470, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6117-e-2026-3470-k-e4c19cc7a06f