Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/440 E. 2026/3166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/440
- Karar No
- 2026/3166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda; meskeniyet şikayetinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Şikayete konu haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK'nın 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesini müteakiben alacaklının şikayete konu taşınmaza haciz konulmasına ilişkin talebi üzerine taşınmazın tapu kaydına 31.07.2023 tarihinde haciz şerhi işlendiği görülmüştür. 07.08.2023 olan şikayet tarihi itibariyle haczin ayakta ve geçerli olduğu, ancak alacaklı tarafından 1 yıllık satış isteme süresi içerisinde herhangi bir satış talebinde bulunulmadığı görülmüştür. Buna göre; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 04.02.2025 tarihi itibariyle alacaklı tarafından usulüne uygun yapılmış bir satış talebi bulunmadığı ve bu suretle İİK'nın 110/1. maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki şikayete konu haczin, karar tarihinden önce düştüğü tespit edilmiştir. O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin incelenmesi sırasında 31.07.2023 tarihli haciz düştüğünden konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına
ve haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 03.11.2025 tarih ve 2025/848 E.-2025/1487 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 04.02.2025 tarih ve 2023/496 E. - 2025/49 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.