Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/9762 E. 2026/3200 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9762
Karar No
2026/3200
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından işlemiş ve işleyecek tedbir nafakası alacağına dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı ile aralarında görülmekte olan boşanma davası sonucunda mahkemece nafaka miktarının 260.000,00 TL'ye yükseltildiği gerekçesi ile alacaklının bakiye borç muhtırası gönderilmesi talebinin kabulüne dair müdürlük kararının kaldırılması ile bakiye borç muhtırasının iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, yargılama sürecinde dosya borcunun ödendiği gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Şikayete konu icra dosyasının incelenmesinde; takibin, İstanbul Anadolu 7. Aile Mahkemesinin 2019/784 Esas sayılı dosyasının 14.07.2020 tarihli duruşmasında hükmedilen “...170.000 TL tedbir nafakasının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine," şeklindeki 9 numaralı ara kararına istinaden başlatıldığı, takibe konu ara kararın verildiği boşanma davasında mahkemenin 2021/788 K. sayılı ilamı ile "(...) Davacı karşı davalı için takdir edilmiş olan aylık 170.000,00 TL tedbir nafakasının tahsilde tekerrür olmamak üzere 22.09.2021 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 260.000,00 TL'ye yükseltilmesine, karar kesinleşinceye kadar devamına," şeklinde karar verildiği, alacaklı tarafından 21.12.2022 tarihli dilekçe ile “19.11.2022 tarihli tensip zaptı ile 260.000,00 TL tedbir nafakasının devam ettiği kararı verildiğinden borçluya bakiye borç muhtırasının tebliğine karar verilmiştir. Kanun gereği, muhtıra gönderilmeksizin haciz işlemlerinin ivedilikle başlatılmasını” talep edildiği, icra müdürlüğünün aynı tarihli kararı ile “İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 07.12.2022 tarih, 2022/375 E.-2022/1531 K. sayılı ek kararı ile alacaklının tavzih talebi reddedilmiş ise de gerekçe kısmında 260.000,00 TL tedbir nafakasının devam etmesi gerektiğine yönelik gerekçe kurduğundan; 260.000,00 TL tedbir nafakasının devamına, 19.12.2022 tarihli muhtıra yazımızda her ne kadar bakiye borç muhtırası 899.150,55 TL olduğu bildirilmiş ise de vekalet ücretinin daha evvel ödendiği sonradan yapılan dosya hesabında çıkan vekalet ücreti farkından borçlunun sorumlu olmaması gerektiğinden 19.12.2022 tarihli muhtıranın yok sayılmasına ve ödenmeyen 3 aylık

nafaka için (260.000,00 TL+11.830,00 TL tahsil harcı olmak üzere 271.830,00 TL) toplam 815.490,00 TL'den sorumlu tutulmasına, borçlu vekiline yeniden muhtıra yazılarak 815.490,00 TL’nin ödenmesi için borçluya 7 gün süre verilmesine, yeniden yazılacak muhtıraya rağmen bakiye 815.490,00 TL'nin ödenmemesi durumunda haciz talebinin kabulüne, bu aşamada alacaklı vekilinin haciz talebinin reddine" karar verildiği, şikayete konu 22.12.2022 tarihli borç muhtırasının 24.12.2022 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği ve muhtırada yer alan tutarın 03.01.2023 tarihinde borçlu tarafından takip dosyasına yatırıldığı anlaşılmıştır. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (itirazın ya da şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir(Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı). Borçlunun şikayet tarihinden sonra icra müdürlüğünce yeniden dosya hesabı yapılmış olması, şikayetten açıkça vazgeçilmeksizin borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi şikayeti konusuz kılmaz. Somut olayda, şikayete konu borç muhtırası içeriğinde, verilen süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde haciz uygulanacağının ihtar edildiği, borçlu tarafından ödeme süresinin hemen akabinde ödeme yapıldığı ve tüm aşamalarda cebri icra tehdidi altında ödeme yapıldığının beyan edildiği görülmüş olup borçlunun şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, icra dosyasına sonradan ibraz edilen yeni ilama göre icra emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden borçluya borç muhtırası gönderilemez. Takibe konu ara kararda hükmedilen aylık 170.000,00 TL nafakanın boşanma ilamı ile 260.000,00 TL’ye yükseltilmesi üzerine alacaklı tarafından anılan ilama dayalı olarak ek takip talebi düzenlenerek icra müdürlüğüne ibraz edilmeden hükmedilen yeni nafaka tutarı üzerinden dosya hesabı yapılarak borçluya borç muhtırası tebliğ edilmesinin talep edildiği anlaşıldığından hükmedilen yeni nafaka tutarı üzerinden bakiye borç muhtırası çıkarılmasına dair müdürlük kararı da usul ve yasaya uygun görülmemiştir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayete konu 21.12.2022 tarihli icra müdürlüğü kararı ile bakiye borç muhtırasına dair şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarih ve 2024/1212 E. 2025/2480 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul Anadolu 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.03.2024 tarih ve 2022/862 E.-2024/243 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/9762, K. 2026/3200, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-9762-e-2026-3200-k-387d145e0dbc