Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/8329 E. 2025/30037 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8329
Karar No
2025/30037
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ YAZISININ TARİHİ : 17.11.2025 İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.10.2024 tarih ve 2022/3883 -2024/11603 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI :Ceza Dairesinin21.11.2019 tarihli ve 2019/155 - 2019/89 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ HÜKÜM : 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesininikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, 221/4, 62,221/5, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-İTİRAZ KONUSU: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2025 tarih veKD - 2025/93010 sayılı yazısında özetle; Dosya kapsamından ... kullanıcısı olmayan, kod adı bulunmayan, 1991 doğumlu olan sanığın üniversitede okuduğu 20 11... yılları arasında maddi nedenlerle örgüte ait evlerde kaldığına, 2013 yılında 2-3 günlüğüne Kayseri ve Nevşehir'deki tura katıldığı yönündeki ikrar kabul edilen beyanları ve başka dosya şüphelisi/ sanığı tanık ...'nın "sanığı tanıdığı yılın 2014 yılı olduğuna, sanığın ... evlerinde kaldığına, ev abiliği ve bölge talebi mesullüğü yaptığını bildiğine, kendisinin de o dönemde ...'ye ait başka bir evde kaldığına, sohbetlere katıldığına, himmet verip - vermediğini bilmediğine, sanıkla da pek pek samimiyetinin olmadığından bildiklerinden bundan ibaret olduğuna" yönelik beyanları dışında bir delil bulunmayan, aksine başka dosya şüphelisi / sanığı tanık ...'nin beyanınında " sanıkla 2011 - 2015 yılları arasında sanıkla ayrı ayrı ...'ye ait evde kaldıklarına, ayrı evlerde kaldıklarından ve samimiyetinin olmamasından dolayı sanıkla alakalı çok bir bilgiye sahip olmadığına" yönelik beyanı ile yine başka dosya şüphelisi/sanığı tanık...'nin ise sanığın aleyhine bir beyanda bulunmayarak "sanık ve kendisi aleyhine beyanda bulunan başka dosya şüphesi tanık ... ile aralarında husumet bulunduğunu" beyan ederek tanık ... beyanlarının doğru olmadığının ileri sürülmesi, dosya kapsamı ile sanığın eylemleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, hakkında ... terör örgütü hiyerarşisine girdiğini gösterir bir tespit bulunmayan, bu kapsamda diğer eylem ve faaliyetleri örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmayan sanığın hiyerarşik yapıya girdiği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II-İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairece de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.) Örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan ... terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; ... kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan sanığın, dosya kapsamında yer alan tanık beyanları ve savunmasına göre de üniversitede okuduğu 20 11... yılları arasında maddi nedenlerle barınma amaçlı örgüte ait evlerde kalması dışında örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle itiraza konu ilam hukuka aykırı bulunmuş ve itirazın kabulüne karar verilmiştir. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.10.2024 tarih ve 2022/38 83... /11603 karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/155 esas ve 2019/89 karar sayılı sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik esastan ret kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye

Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/8329, K. 2025/30037, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-8329-e-2025-30037-k-2291a4ab9c10