Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/1209 E. 2026/6785 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1209
Karar No
2026/6785
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 16.01.2026 tarihli ve 2025/8991 esas, 2026/1021 kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/288 E., 2017/127 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1. TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/7 ,58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 2- İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2025 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade kararın kaldırılması ile ek kararın incelemeye konu edilerek esastan bir karar verilmesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2026 tarihli ve 2025/8991 esas, 2026/1021 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2026 tarihli ve 3 - 2025/136611 bozma üzerine sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2026 tarihli ve 3 - 2025/136611 bozma üzerine sayılı itirazı; "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yoklukta verilen 28.03.2018 tarihli ve 2018/628 esas, 2018/687 sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararı tutuklu sanığa 03.04.2018 tarihinde tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde belge bulunmakla birlikte, Yüksek Dairenin incelenmeksizin iade kararında belirttiği gibi bu tebliğatın 5271 sayılı CMK'nın 35. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." düzenlemesine uygun olmadığının değerlendirilmesi, sanığın da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yoklukta verilen 28/03/2018 tarihli ve 2018/628 esas, 2018/687 sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının kendisine tebliğ edilmediğini belirterek 16.09.2025 tarihli infazı durdurma talepli dilekçesiyle temyiz kanun yoluna başvurması ve gıyapta verilen hükmün kendisini bir müdafii aracılığıyla temsil ettiren sanığa da tebliğ edileceğine, sanığın da kendisine tebliğ tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde kanun yollarına başvurabileceğine cevaz veren Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 573-119 sayılı, 17.05.2023 tarihli 49-277 sayılı, 27.09.2023 tarihli ve 336-483 sayılı, 29.05.2024 tarihli ve 209-168 sayılı kararları gözetildiğinde; sanık müdafinin temyiz isteminin reddi nedeniyle hüküm kesinleşmiş olsa da Yüksek Dairece; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığa yapılan tebliğatın CMK'nın 35/3. maddesine uygun olmaması nedeniyle 16.09.2025 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde ve geçerli olduğu kabul edildiği taktirde esastan inceleme yapılarak bir karar verilebileceği değerlendirildiğinden, Yüksek Dairenin incelenmeksizin iade kararına yönelik karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir." Talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE Hükümlü/sanık hakkında düzenlenen iddianame uyarınca yapılan yargılama neticesinde; İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2017 tarihli ve 2017/288 esas, 2017/127 sayılı kararı ile, hükümlü/sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/628 esas, 2018/687 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, gerekçeli kararın hükümlü/sanığa 03.04.2018, hükümlü/sanık müdafiine ise 05.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlü/sanık müdafiince 03.05.2018 tarihli dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 20.04.2021 tarihli ve 2019/2842 esas, 2021/2826 sayılı kararı ile hükümlü/sanık müdafiinin yasal süresinden sonra vaki temyiz talebinin reddine karar verildiği, diğer sanıklar yönünden yapılan inceleme sırasında hükümlü/sanık yönünden teşmiline ilişkin herhangi bir karar verilmediği halde dosyanın hükümlü/sanık yönünden sehven yeni esasa kaydedildiği, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2022 tarihli ve 2021/314 esas, 2022/32 sayılı kararı ile hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, hükümlü/sanık müdafiinin karara yönelik temyiz kanun yoluna başvurması neticesinde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.07.2025 tarihli ve 2022/24955 esas, 2025/20711 sayılı kararı ile inceleme konusu kararın CMK'nın 223. maddesi anlamında temyiz kanun yoluna konu olabilecek hükümlerden olmadığı belirtilerek hükümlü/sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, akabinde hükümlü/sanığın 16.09.2025 tarihli infaz durdurma talepli dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurduğu, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 24.09.2025 tarihli ek kararı ile hükümlü/sanığın temyiz isteminin reddine karar verildiği, bahse konu ek karara yönelik sanık ve müdafiinin temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının cezaevinde bulunan sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği nazara alındığında, sanığın 16.09.2025 tarihli temyiz dilekçesi süresinde ve geçerli kabul edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 20.04.2021 tarihli ve 2019/2842 esas, 2021/2826 sayılı, ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık tarafından verilen 16.09.2025 tarihli infaz durdurma istemli süresinde olduğu gözetilerek İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.09.2025 tarihli temyiz isteminin reddine dair EK KARARININ KALDIRILMASI ile yapılan incelemede; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, hükümden sonra dosya içerisine giren ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın mahrem imam olup olmadığının tespiti bakımından ilgili birimlerden sanık hakkında düzenlenen Emniyet Mahrem Analiz Raporu (EMAR)ın bulunup bulunmadığı sorularak, varsa EMAR'ın temin edilmesi, yine sanık hakkında düzenlenen ve hükümden sonra dosya içerisine giren veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran mağduriyete sebep olunmaması bakımından, infaza başlanmış ise hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, bu hususta ilgili birimlere müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2026/1209, K. 2026/6785, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2026-1209-e-2026-6785-k-7a25eb092975