Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/6287 E. 2025/29996 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6287
- Karar No
- 2025/29996
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesi SAYISI : 2022/11798 E., 2024/14895 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/273 E., 2020/256 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/255 E., 2018/595 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2024 tarih ve 2022/11798 esas, 2024/14895 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2025 tarihli ve 3- 2020/53702 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2025 tarihli ve 3- 2020/53702 sayılı itirazı; " Soruşturma aşamasında örgüt ile temasını ve bu sırada tanıdığı örgüt üyelerini belirterek 12 kişiyi teşhis eden ve kovuşturma aşamasında da bu beyanlarını tekrar ederek etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan eden sanık hakkında, verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil ve makul oranda indirim uygulanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması" Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın .... ilçesinde esnaf yapılanması içinde yer aldığı örgüte maddi ve manevi yardımda bulunduğu sanığın örgüte ait mensubiyet ve bağlılığını 17-25 Aralık 2013 sonrasında da devam ettirdiğinin anlaşıldığı, bu itibarla sanığın; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, ..... .... Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten ve kamu oyunda terör örgütü niteliğinin açık ve yaygın olarak kabul edilmesi sürecinden sonra da örgüte bağlılığını ve irtibatını devam ettirerek, anılan eylemlerini gerçekleştirmek suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan bu faaliyetleri nedeniyle örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğu tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış, ancak sanığın yakalandıktan sonra örgüt ile temasını ve tanıdığını beyan ettiği bir kısım örgüt mensupları hakkında bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında konumuna ve verdiği bilgilerin faydalılık derecesine göre TCK'nın 221/4-2. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, 2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.11.2024 tarih ve 2022/11798 esas, 2024/14895 sayılı onama kararının sanık yönünden KALDIRILMASINA, 3-Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ve bir kısım örgüt mensupları hakkında bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.