Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/7268 E. 2025/29970 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7268
Karar No
2025/29970
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.09.2025 tarihli ve 2022/29531 esas, 2025/21311 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/300 E., 2021/426 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53... . maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvursunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düşme İTİRAZA KONU KARAR : Bozma

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2022/29531 esas, 2025/21311 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2025 tarihli ve 3-2021/55478 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2025 tarih, 2021/55478 sayılı yazısı ile; İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2018/ 39... /43 sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı sanık müdafiinin istinaf isteminde bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/300 esas, 2021/426 sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.09.2025 tarihli ve 2022/29531 esas, 2025/21311 sayılı kararıyla; "ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan, ... hesabını rutin olarak kullanan sanığın, dosya kapsamında yer alan tanık beyanları ve savunmasına göre de örgütün nihai amacının kamuoyunca bilinebilir hale geldiği döneme kadar örgütsel içeriği kanıtlanamayan sohbet toplantılarına katılması dışında örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi " gerekçe gösterilerek mahkumiyet hükmünün tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile bozulmasına karar verilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.09.2023 tarihinde sanığın vefat ettiğinin "Dr. ..... 03.10.2023 tarihli tespitine istinaden ... adli kişinin bildirimine dayalı olarak.... Başkonsolosluğu tarafından ... no ile tescil edildiğinin" anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/2 28... /281 sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğundan, sanık müdafiinin temyiz başvurusu yerinde görülerek hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca bozulmasına, sanığın ölüm kaydının doğruluğu araştırılarak, ölüm kaydı doğru ise sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün düşmesine karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin beraat yönündeki bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. II.İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya incelendiğinde; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.09.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarih, 2021/228 esas, 2024/281 sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.09.2025 tarihli ve 2022/29531 esas, 2025/21311 sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, 4.Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/7268, K. 2025/29970, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-7268-e-2025-29970-k-013a8988d31d