Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/1641 E. 2026/7156 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1641
Karar No
2026/7156
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/434 E., 2020/756 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/311 E., 2019/21 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmü kaldırılarak; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.11.2025 tarih ve 2022/22910 - 2025/25945 sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2026 tarihli ve KD - 2021/3199 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: HUKUKİ SÜREÇ Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2018 tarihli ve 2018/2052 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/311 esas, 2019/21 sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, İlk derece mahkemesi kararına karşı o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde bulunması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/434 esas, 2020/756 sayılı kararıyla istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ortadan kaldırılarak, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, Bölge adliye mahkemesi kararına karşı sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2022 tarihli ve 2021/3199 sayılı tebliğnamesi ile mahkumiyet hükmünün onanması görüşüyle dosya Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesine tevdi edildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 17.11.2025 tarih ve 2022/22910 - 2025/25945 sayılı ilamıyla; " Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, üniversitede öğrenci iken barınma amaçlı örgüte ait yurtta ve evde kalması ve 17-25 Aralık sürecinden önce içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılması dışında hakkında delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi," gerekçe gösterilerek mahkumiyet hükmünün tebliğnameye aykırı olarak oy çokluğu ile bozulmasına karar vermiş olduğu, tebliğnameye aykırılık nedeniyle dosyanın re'sen yapılan incelemesi sonucunda aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yüksek Daire kararına karşı sanık aleyhine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtirazın konusu, sanığın sübut bulan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. ... Üniversitesinde akademisyen olarak görev yaparken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı nedeniyle, çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen sanık hakkında, örgüt içinde akademisyenlerden sorumlu mahrem imam olan tanık ... soruşturma aşamasındaki beyanlarında; " akademisyenlerden oluşan sohbet grubunda sanığında bulunduğunu, sanık ile örgütsel anlamda sohbet isimli programlarda birlikte bulunduklarını, 17/25 Aralık sürecinden sonra sohbet grubunun dağıldığını, ancak mütevelli olan grupla sohbetlere devam ettiğini, sanığında mütevelli grup içerisinde yer aldığını" beyan ettiği, tanığın kovuşturma aşamasındaki beyanlarında ise " akademisyenlerden sorumlu olarak oluşturduğu sohbet grubu içerisinde sanığında olduğunu, ancak sanığın mütevelli olmadığını, 17/25 aralık sürecinden sonra sanığın sohbetlere katılıp katılmadığını hatırlamadığını" beyan ettiği, yine sanık aleyhine anlatımlarda bulunan ...'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında; " Sanıkla 2006-2007 yıllarında Üniversite öğrencisi iken aynı evde kaldıklarını, söz konusu evde örgüt liderinin kitaplarının okunduğu, videolarının izlendiği sohbet programlarının olduğu, bu sohbet programlarını bazen sanığın da yaptığını, ayrıca sanığın 2-3 evden sorumlu olduğunu bildiğini" beyan ettiği, Temyiz aşamasında dosya içerisine gelen ... isimli şahsın kollukta müdafii eşliğinde verdiği beyanda ise; " sanığın örgüt tarafından yüksek lisans öğrencileri için ayarlanmış örgüt evinde kaldığını, bu evde örgütsel sohbet ve toplantıların yapıldığını" beyan ettiği anlaşılmıştır. Tanık ... kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında sanığın mütevelli olmadığını ve 17/25 Aralık olayları sonrası oluşturduğu sohbet grubuna devam ettiğini hatırlamadığından bahsetse dahi, soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan ilk beyanında; "akademisyenlerden oluşturduğu, sohbet grubunda akademisyen olan sanığında olduğu ve sanığın mütevelli olduğu, 17/25 Aralık olaylarından sonrada mütevelli grubunun sohbetlere devam ettiğini" beyan etmesi, yine sanığın daha eski dönem olan 2006-2007 yıllarında örgütsel bağlılığındaki sağlamlığı gösterecek şekilde tanık ...'ın anlatımlarına göre "örgüt evinde kalarak bu evde sohbet vermesi ve 2-3 örgüt evinden sorumlu olduğunu" belirtmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın uzunca yıllar örgütle bağını devam ettirdiği, bu bağlamda örgütsel bağında sürekliliğin ve çeşitliliğin ve yoğunluğun sağlandığı, sanığın eylemlerinin bu haliyle sübuta erdiği ve silahlı terör örgütüne üyelik suçunu oluşturduğu, dosya içerisine temyiz aşamasında gelen ... isimli şahsın kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanlarının da sanığın örgüt içinde ki konumunu tekrar ettiği bu nedenle bu beyanın dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşılmıştır. Tanık beyanları göz önüne alındığında sanığın örgütün gizli amaç ve saikini bildiğinde şüphe olmadığı, eylemlerinin bu amaç ve saike matuf olduğu, örgütün talimatlarına uygun hareket ederek örgütsel anlamda faaliyetlerde bulunduğu, yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği ve sanığın bu eylemlerinin 2014 yılı sonrasında da devam ettiği, bu bağlamda sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, üniversitede öğrenci iken barınma amaçlı örgüte ait yurtta ve evde kalması ve 17-25 Aralık sürecinden önce içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılması dışında hakkında delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, Dairemizin 17.11.2025 tarih ve 2022/22910 - 2025/25945 sayılı kararında değişiklik yapmayı gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşılmakla; III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun sanığın eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesine yönelik bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyoruz. Sayın Daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ile tanık anlatımlarının sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir. Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından "... 17-25 Aralık sürecinden önce örgütün düzenlediği dini içerikli sohbet toplantılarına katılmak, üniversitede öğrenci iken barınma amaçlı örgüte ait yurtta ve evde kalmak, örgüte müzahir internet sitelerine erişim sağlamak şeklindeki eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan örgütsel faaliyetler olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve tam vicdani kanaat getirir yeterli delil bulunmadığı" gerekçesine dayanılarak ve oy çokluğu ile beraatına karar verilmiş ise de; bölge adliye mahkemesi tarafından hükmün kaldırılarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Tanık ... aşamalardaki beyanlarında özetle; Üniversite yıllarında örgüt evlerinde kaldığını, örgüt içerisinde üç yıl boyunca "..." diye kodlanan "Milli Eğitim Rehberliği" biriminde görev aldığını, sonrasında akademisyenlerden sorumlu olan ...'nün ... Üniversitesindeki araştırma görevlileri ile genç öğretim görevlileri sorumluluğu görevini 2010 yılında kendisine devrettiğini ve sanık ... ile tanıştırdığını, bu görevinin 2014 yılı Nisan ayına kadar sürdürdüğünü, sonrasında örgüt içerisinde daire müdürlerinden sorumluluk görevini yürüttüğünü,

Araştırma görevlilerinden sorumlu iken ...'in de sohbet grubunda olduğunu, sanığın mütevelli olduğunu, haftada bir kez düzenlenen sohbetlerde risale okunup herkülnameden bölümler izlenirdi, özel olarak tutulan evlerde bu sohbetlerin uzunca bir süre devam ettikten sonra 17/25 Aralık sürecinden sonra katılımın azaldığını ancak, mütevelli olan kişilerle yani sanığın da dahil olduğu grupla sohbetleri yapmaya devam ettiklerini yalnız sohbet sayısının azaldığını ve 2-3 haftada bir yapılmaya başlandığını, örgüt içerisinde Gaziantep'e bağlı olduğunu, ayda bir kez oraya gidip toplantılara katıldığını, Gaziantepteki bağlı olduğu kişilerin sohbet sayısını artırmasını istediklerini, 2014 yılı Nisan-Mayıs aylarında görevi bırakacağını söyleyince Gaziantep'in bilgisi dahilinde ... isimli kişiye görevini mütevellilerin isimlerini de söyleyerek devrettiğini söylemiş, Tanık ... ise aşama beyanlarında özetle; 2006-2007 yıllarında ... Üniversitesinde öğrenci iken örgüt evinde kaldığını, düzenli sohbetler yapıldığını, sohbet veren kişinin adını hatırlamadığını ancak sanığın da ara ara sohbet verdiğini, ayrıca 3 evden sorumlu kişi olduğunu söylemiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; üniversite öğrenimi sırasında örgüt evinde kalan, "sohbet abisi"nin bulunmadığı zamanlarda evde kalan kişilere örgütsel içerikli sohbetler veren ve kendi kaldığı evin dışında iki örgüt evinden de sorumlu olan sanığın, ... Üniversitesinde akademisyen olarak işe başladıktan sonra da örgütle bağını koparmayarak, akademisyenlerden sorumlu örgüt mensubu tarafından düzenlenen görünüşte "sohbet" adı verilen ancak içeriği itibariyle örgütsel eğitim ve bilinçlendirme toplantılarına uzun yıllar boyunca katıldığı, sadece "sohbete katılan" statüsünde olmayıp aynı zamanda "mütevelli" sınıfından olduğu, zira sohbete katılanların bir kısımının 17/25 Aralık sürecinden etkilenerek sohbetlere katılmamalarına rağmen sanığın mütevelli sıfatıyla bu tarihten sonra da örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü, bu suretle sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan bölge adliye mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun sanığın beraatına ilişkin bozma yönündeki kararına iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2026/1641, K. 2026/7156, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2026-1641-e-2026-7156-k-dad3649ac450