Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/3153 E. 2026/12390 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3153
- Karar No
- 2026/12390
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/160 E., 2024/158 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Yapılan ön incelemede; Sanık ...'nun, yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'nun temyiz nedenlerini içerir gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı belirlenmiştir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; tanık A.K'nın anlatımı ve kamera kayıtları istemesine rağmen arşivde bulunmadığının belirtilmesi karşısında sanık lehine deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, 2.Kabule göre de; a. İddianameye konu "böyle devlet olmaz, böyle kanun olmaz, Allah belasını versin böyle askerin'' şeklindeki sözlerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, beddua ve eleştiri niteliğinde olması, kabul olunan ''hepinizin a... koyacağım" şeklindeki sözün de geleceğe dönük cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu ve iddia konusu diğer sözlerle bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca hakaret suçundan hüküm kurulması, b.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve bu suçun hükümden önce 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, bu ilama ilişkin uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, c.Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresinin de belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1.maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen, dilekçe ile temyiz isteminde bulunması üzerine temyiz sebeplerini bildirmesi için usulüne uygun ihtaratlı tebligat yapılmasına rağmen aynı Kanun'un 295. maddesinde öngörülen kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'nun temyiz isteğinin, anılan Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçelerle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, (1) nolu bozmanın 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesinin verdiği yetkiye istinaden kararın temyiz istemi reddedilen sanık ...'na ve inceleme dışı sanık Çetin Gençoğlu'na sirayet ettirilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.