Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9458 E. 2026/4278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9458
Karar No
2026/4278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/490 E., 2023/679 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2025/20667 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126417 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126417 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, Yine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/15416 esas, 2021/18489 karar sayılı ilâmında yer alan "...Karar duruşmasında Ilgın A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda atılı suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık ..’a 04.01.2018 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği, daha sonra kararın 05/01/2018 tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle tefhim ve tebliğin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli kararının sanık ..’a usule uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa CMK 35/son ve 263’üncü maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup,..." şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde; ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre, erteleme kararının verildiği tarihte başka suçtan Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanık hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.07.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, belirtilen açıklamayı içerir meşruhatlı tebligat da yapılmadığı, bu hâliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE "01.07.2022" olan suç tarihinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında "30.06.2022" olarak gösterilmesi ve gerekçeli karar başlığında da "30.06.2022" olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. A. Şüpheli hakkında, 01.07.2022 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2022 tarihli ve 2022/7879 Soruşturma, 2022/187 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlüden alınan tahlil sonucunda sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2023 tarihli ve 2022/7879 Soruşturma, 2023/2494 Esas, 2023/1562 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.10.2023 tarihli ve 2023/490 Esas, 2023/679 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre; 01.07.2022 tarihli eylem nedeniyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.07.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin şüpheliye Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği ancak 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca erteleme kararının tebliğinde, ceza infaz kurumunda yapılacak tebligata, şüphelinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tutuklu veya hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin açıklamanın eklenmesi gerektiği hususunun gözetilmediği gibi bu hususun anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 09.08.2022 tarihinde yapılan tebliğ işleminde de belirtilmediği, tebligatın usûlsüz olduğu, sanık müdafiine de tebliğ yapılmadığı, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/490 Esas, 2023/679 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/9458, K. 2026/4278, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-9458-e-2026-4278-k-17a9f109df37