Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/547 E. 2026/5776 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/547
- Karar No
- 2026/5776
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1076 E., 2025/923 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar ... ve ... hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükümlerin; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50, 52/2-4.maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 18.09.2024 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/1-a-c-d-e.maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/1-a-c-d-e.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; sübuta, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde .. ili .. ilçesinde kurulu .. Mahsulleri Ofisinde çelik siloların boyama işinin, yüklenicisi .. İnşaat firması olduğu ve alt işverenin .. Kumlama ve Boya ... firması olduğu, sanık ...'un firma sahibi ve yetkili olarak işi yürüttüğü, sanık ...'u alt işveren vekili olarak vekaletname ile görevlendirildiği, olay tarihinde 30 metre yüksekliği bulunan çelik siloların demir iskele kurularak boyandığı, demir iskeleler arasına ise kalas tabir edilen tahtalar konulup üzerinde durularak boyama işi yapıldığı, boyama işini yapan işçi ...'ün üzerinde bulunduğu tahtanın kırılması sonucu yüksekten düşerek ağır yaralanma olayı sonrasında belli bir süre hastanede tedavi gördükten sonra 31.10.2014 tarihinde öldüğü, meydana gelen iş kazası nedeni ile işyeri yetkilisi sanık ... hakkında kusur yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ancak 21.11.2014 tarihinde katılanlar tarafından yapılan itiraz üzerine, Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğince itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılması ve kusur raporunun aldırılmasına karar verildiği, olay yerinde ilgili mahkemece yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporunda; çalışmalar esnasında gerekli güvenlik önlemlerini almayan, kişisel koruyucu donanımları vermeyen ve kullanımını sağlamayan, uygun denetim mekanizması kurmayan, gerekli güvenlik ve sağlık uyarı ve işaret levhaları kullanmayan, çalışanlara mesleki ... belgesi aldırmadan çalışmasına müsaade eden boyama işini yapan .. Firması yetkilileri olan taşeron firma sahibi ve yetkilisi sanık ... ile sanık ...'un asli kusurlu oldukları ve olayın meydana geldiği siloların boyama işleminin çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, ayrıca Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine dair Yönetmelikte de yapı işlerinde çalışacakların mesleki ... almalarının zorunlu olduğu düzenlemelerine yer verilmesine karşın taşeron firma sorumlusu sanıklar ... ve ... tarafından ölenin yapı işlerinde ... alınmasını sağlamaksızın ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını temin etmeksizin çalıştırıldığı, risk değerlendirilmesi yaptırılması gerektiği, bu haliyle sanıkların meydana gelen kazayı öngörebilmesine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanıkların, kovuşturma evresinde aynı müdafi tarafından savunulduğu anlaşılmakta ise de aynı suçtan yargılanan sanıkların, birbirlerini suçlayıcı ya da çıkar çatışması sonucunu doğurucu farklı savunmalarda bulunmamaları, sanıklar müdafii tarafından da birisinin lehine, diğerinin aleyhine olacak biçimde savunmada zafiyete sebebiyet verilmemesi karşısında, aralarında menfaat çatışması olmadığı anlaşılan sanıkların aynı müdafiinin hukuki yardımından yararlanmalarının savunma hakkının sınırlanması niteliğinde olmadığı anlaşıldığından Tebliğname'de bu sebeple bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince belirlenen "4 yıl hapis cezasının", 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince (1/3) oranında artırılması sonucunda, "5 yıl 4 ay hapis cezası" yerine hesap hatası yapılarak "5 yıl 5 ay hapis cezası" hükmedilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılarak "4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası" hükmolunmak suretiyle sonuç cezanın doğru belirlenmesi karşısında bozma sebebi yapılmamış, Tebliğname'de bu sebeple bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hükümler kurulurken anılan madde ile sanıklar hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği, hükmün A-5.fıkrası ile B-5.fıkralarının hükümlerden çıkarılması suretiyle hükümlerin oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.