Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3247 E. 2026/6976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3247
Karar No
2026/6976
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/274 Esas, 2014/321 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... haricindeki diğer sanıklar hakkında), edimin ifasına fesat karıştırma (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Birleşen dosya kapsamında ... ve ...'a isnat edilen rüşvet alma ve rüşvet verme eylemlerine ilişkin kamu davaları yönünden bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu hususta mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1)Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet verme, ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ... ve ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Suç konusu edimlerin yapım işine ilişkin olması nedeniyle sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmalarına dair hükümler kurulması esnasında uygulama maddesinin 236/2-a şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun (4735 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca bu Kanun kapsamında kalan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmalarından yasaklanmalarına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar ..., ..., ...'ın ve diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2)Sanıklardan ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet verme, ... hakkında ise rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanıklardan ...'ın suç tarihinde ... Mühendislik Elektrik San. Tic. Ltd. Şti. isimli firmada proje bazlı işçi olarak çalıştığı, ... adına iş yapılan sahada bulunduğu ve alt yükleniciye verilen işlerin kontrol ve takibini bu firma adına yaptığı ve sorumluluğunun bundan ibaret olduğuna, ... Elektrik Dağıtım A. Ş. çalışanları ile maddi bir menfaat ilişkisi kurmadığına dair savunması karşısında; sanığın rüşvet verme ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarına ne şekilde iştirak ettiğinin ve buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, 5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet suçunu oluşturacağı, sanık ... yönünden iddia ve kabul edilen olayda sanık aleyhine ihale şartnamesinde belirtilen niteliklere uymayan veya eksikliği tespit edilen bir husus olup olmadığı araştırıldıktan sonra, eksik yapım bulunması durumunda sanığın eyleminin rüşvet verme suçunu oluşturacağı, bulunmaması halinde ise eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde yer alan suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu, Sanıklar hakkında 4735 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca bu Kanun kapsamında yer alan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/3247, K. 2026/6976, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-3247-e-2026-6976-k-97826f75bfd5