Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/653 E. 2026/6997 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/653
- Karar No
- 2026/6997
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın dosya kapsamına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereği reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2023/65 Esas, 2024/136 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi gereği 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli ve 2024/440 Esas, 2024/462 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Katılan ile husumet ve ilişkileri ortaya koyacağını iddia ettiği bazı hukuk ve ceza dosyaları ile davaya konu olan icra dosyasının mahkemece incelenmediğine, dosyaların incelenmesi halinde tahsil edilen paraların masraf ve vekalet ücretine mahsup edilmesinin hukuka uygun olduğunun görüleceğine, savunma hakkının kısıtlandığına, lehine uygulanabilecek hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihinde Konya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın, borçlu ...'dan olan alacağını tahsil tahsil etmek amacı ile vekilliğini üstlenip, katılanın rızası dışında borçlu ile görüşerek tahsilat işlemlerini gerçekleştirip uhdesinde tutmak ve katılana bilgi vermemek suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1. maddesinin (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.