Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2517 E. 2026/4544 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2517
- Karar No
- 2026/4544
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/741 E., 2025/1047 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.04.2018 tarihli kararı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 52, 52/4. maddeleri uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; düşme kararının usule, Kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, gerekçeli kararda ihbara konu suça ilişkin yargılama hakkında değerlendirme yapılmasının usule uygun olmadığına, kararın bozulması gerektiğine, re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, dava zamanışımını kesen son işlemin sanığın 25.02.2013 tarihli sorgusu olup hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.01.2021 tarihinde verildiği, kararın itirazın reddi ile 29.03.2021 tarihinde kesinleştiği, itirazın incelenme aşamasında dahi 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, aksi kabul edilse dahi ihbar konusu suç tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.01.2021 ile 28.01.2025 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu bu hali ile de karar tarihi itibariyle zamanaşımının durduğu süre mahsup edildiğinde 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem 25.02.2013 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin 25.02.2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davası hakkında 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşme kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz itirazının reddiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.