Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8274 E. 2026/7967 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8274
Karar No
2026/7967
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/633 E., 2025/538 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2023/763 Esas, 2024/563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 52... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.03.2025 tarihli ve 2025/633 Esas, 2025/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca sanık lehine sanığın aynı gün tanık Sefa'ya yönelik eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturmadığı değerlendirilerek ve sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanma dışı bırakılmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın beyaz renkli ... marka araç ile Sincan, Yenikent ve Ayaş yolu arasında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair istihbari bilgiler alınması üzerine bahse konu aracın Ayaş yolu üzerinde organize sanayi kavşağında olduğunun görülmesi üzerine aracın takibe alındığı, aracın Sincan istikametinde durdurulduğunun, kullanıcı tanık ....'nun yaya olarak araca doğru geldiği ve sağ ön camdan şoför olan sanık ... ile camdan karşılıklı bir şeyler alıp verdiklerinin ve kullanıcı tanık ....'nun ayrılarak cezaevi istikametine gittiğinin görüldüğü, kullanıcı tanık ....'nun usulüne uygun şekilde durdurulduğu, üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda tanığın eroin olduğu tespit edilen uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine rızasıyla teslim ettiği, soruşturma aşamasında tanığın kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan satın aldığını beyan ettiği ve sanığın bu şekilde satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin iddia edildiği birinci olaya ilişkin olarak, Araca yönelik fiziki takibe devam edildiği, aracın yanına başka bir aracın geldiği ve araçtan kullanıcı tanık ....'in inerek sanığın şoför olarak bulunduğu aracın yanına geldiği, sağ ön camdan şoför olan sanık ... ile camdan karşılıklı bir şeyler alıp verdiklerinin ve kullanıcı tanık ....'in ayrılarak geldiği araca binerek aracın hareket ettiğinin görüldüğü, usulüne uygun şekilde durdurulduğu, araç içinde bulunanlara üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda kullanıcı tanık ....'in sanıktan satın aldığı eroini kullandıklarını beyan ederek üzerinde eroin kalıntıları olan şeffaf poşeti ve uyuşturucu madde kullanımına yarayan alüminyum folyoları kolluk görevlilerine rızasıyla teslim ettiği ve sanığın bu şekilde satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin iddia edildiği ikinci olaya ilişkin olarak, Araca yönelik fiziki takibe devam edildiği, aracın harekete geçerek toprak bir yola gittiği ve ileride park ettiğinin görülmesi üzerine aracın yanına gidildiği, sanık ...'in araçtan yaya olarak kaçtığının görüldüğü, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararı verilen ...'in yakalandığı, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararına istinaden aracın içinde yapılan arama neticesi eroin, ... ve üzerinde eroin ve ... kalıntıları bulunan hassas terazinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, “ 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesinin "(a), (c), (d)", (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verileceği belirtilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince "olay tarihinde sanığın tanık ...'na suç konusu eroini temin ettiği sabit ise de, aynı tarihte tanık ... ile arkadaşlarına eroin temin ettiğine dair, suç konusu eroinin ele geçmemesi, tanıkların bulunduğu araç içerisinde bulunan aleminyum folyo üzerinde herhangi bir analizin yapılmamış olması ve tanık ...'ın kan ve idrar tahlilinin negatif çıkması, diğer tanıkların kan ve idrar tahlili yapıldığına dair bir bilginin dosyada bulunmaması karşısında, sanığın olay tarihinde tanık ... uyuşturucu madde sattığına ilişkin yeter ve kesin delilin ele geçmediğine kanaat getirilerek, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu", bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip 5271 sayılı Kanun'un 2 80... /1. maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan olduğu belirtilen bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "1-Sanık ...'un üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 188/3.maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sonuçları, sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren 10 yıl hapis ve 1.000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suça konu uyuşturucu maddelerin ... ve eroin olduğu anlaşıldığından sanığın cezasının tck'nun 188/4-a maddesi uyarınca cezanın yarı oranında artırılması suretiyle sanığın 15 yıl hapis ve 1.500 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında koşulları oluşmadığından TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydı, bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat oluşmadığından TCK'nun 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 15 yıl hapis 1500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı tck'nun 52/2.maddesi uyarınca bir günü takdiren 20,00-TL hesabı ile paraya çevrilerek ve neticeten 15 yıl hapis ve 30.000 tl adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 52/4.maddesine göre sanığa verilen 30.000,00 TL adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitler halinde ödenmesine, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına,'' ibaresi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-c maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerince ancak "Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" duruşma açılmaksızın karar verilebileceğinden, "sanık hakkında şahsi nedenlere bağlı indirim sebebi veya şahsi cezasızlık sebebi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması" hususunda karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra takdir hakkı kullanılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılıp yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olup sanık ... hakkında duruşma açılarak yapılacak yargılamanın sonucuna göre, sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.03.2025 tarihli ve 2025/633 Esas, 2025/538 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 283. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/8274, K. 2026/7967, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-8274-e-2026-7967-k-19518de7b0f8