Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8247 E. 2026/9188 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8247
Karar No
2026/9188
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1015 E., 2025/981 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi (...), istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (...) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2023/338 Esas, 2025/18 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.04.2025 tarihli ve 2025/1015 Esas, 2025/981 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Her ne kadar ikamet aramasının iki adet hazirun bulundurulmadan usulüne aykırı yapıldığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmişse de sanık ...'nin ikamet araması esnasında üzerinde kullanım sınırının üzerinde sentetik ... ihtiva eden uyuşturucu maddelerin bulunduğu, bu sebeple sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin delil bulunmadığına ilişkindir. 2. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin delil bulunmadığı ve lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre sanık ...'ın ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullanıcı şahıslara satış yaptığına dair istihbari mahiyette bilgi bulunması üzerine fiziki takipte, sanığın olay günü ikametinin önünde kullanıcı tanık ... ile buluştuğu, ...'a 50 TL karşılığında 2,28 gram sentetik ... ihtiva eden uyuşturucu maddeyi verdiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden ikamette yapılan aramada sanık ...'nin göğüs bölgesinden kullanım sınırının üzerinde sentetik ..., sanık ...'ın üzerinde ve ikamette paketler halinde kullanım sınırının üzerinde sentetik ..., esrar, ecstacy hap, 1 adet sentetik ... kalıntılı hassas terazinin ele geçirildiğine dair olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1.Sanık ... Yönünden Yapılan Değerlendirme Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, kimlik tespit tutanakları, olay tutanağı içeriği, uzmanlık raporları, tanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanı ile tüm dosya kapsamında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanığın kendisinin yada başkasının suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... Yönünden Yapılan Değerlendirme 5271 sayılı Kanun'un 119. maddesinin dördüncü fıkrasında "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunluğu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı Kanun'un 119. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217. maddesinin ikinci fıkrası ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı bu suretle sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağı değerlendirilmekle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 29.04.2025 tarihli ve 2025/1015 Esas, 2025/981 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmün niteliğine ve sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık ...'ın tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/8247, K. 2026/9188, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-8247-e-2026-9188-k-88ffe1a64046