Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/5399 E. 2026/5682 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5399
Karar No
2026/5682
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4431 E. - 2025/797 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 28.05.2018 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde 10.04.2021 tarihinde hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2024 tarihli ilamı kesin nitelikte mahkûmiyetine hükmedilmiş, ihbar üzerine İlk Derece Mahkemesinci dosya yeniden ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR .. Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğüne sunulan 20.08.2015 havale tarihli dilekçede, temyiz dışı sanık .. ...'ın, yaptığı kaçak kazılar sonucunda ve başka şahıslar tarafından kendisine getirilmek suretiyle elde ettiği kültür varlıklarını sattığı yönünde ihbarda bulunulması üzerine başlanılan soruşturma kapsamında Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2015 tarihli, 2015/933 Değişik iş sayılı kararı ile adı geçen sanığın iki ay süreyle iletişiminin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verildiği, kolluk kuvvetlerince 27.08.2015 günü saat 22.30 sıralarında sanığın ikametgâhının önüne gelen araca binerek ikametgâhından ayrıldığının görülmesi üzerine yapılan fiziki takip sonunda park eden aracın yanına gidilerek araç sürücüsü sanık ... ile temyiz dışı sanıklar .. ... ve .. .. ...'ın kimliklerinin tespit edildiği, usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada 1189 adet kültür varlığının ele geçirildiği, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2017 tarihli, 2017/592 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın atılı suç yönünden mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Dosya içerisinde bulunan iletişim tespit tutanaklarının sanığın üzerine atılı suçun CMK 135. maddesinde belirtilen suçlardan olmaması nedeniyle delil olarak kullanılamayacağı, sanık ... diğer sanık savunmaları ve yakalama tutanağı dikkate alındığında sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasanın 67/1 maddesi kapsamında kaldığı ve aynı yasanın 4. maddesi uyarınca 3 günlük yasal bildirim süresi geçmediği" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.10.2024 tarihli, 2020/6-195 Esas, 2024/326 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, iletişimin denetlenmesi sırasında tesadüfen elde edilen kanıtların dikkate alınabilmesi için söz konusu delilin tedbire konu suç ile ilgili olmayan ve bir başka suç şüphesi uyandıran bir delil niteliği taşıması ve tedbire konu suçun CMK'nın 135. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında yer alması gerektiği, 5271 sayılı CMK'nın 135/8. maddesinin (e) bendine göre, 2863 sayılı Kanunun 68... . maddelerinde tanımlanan suçlar ile ilgili olarak “dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerini değerlendirme” tedbirinin uygulanabileceği; somut olayda, sanığın kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçunu işlediği şüphesini uyandırabilecek delillerin tesadüfi delil niteliği taşıdığı, iletişimin denetlenmesi tedbiri bakımından elde edilen bu tesadüfi delilin, CMK'nın 135. maddesinde sayılan katalog suçlardan olan kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçu ile ilgili soruşturma aşamasında hâkim kararı ile yapılan iletişimin dinlenmesi sırasında elde edildiğinden yasal delil niteliğinde olduğu, ancak tesadüfen elde edilen bu delillerin hukuka uygun olarak kullanılabilmeleri için, ortaya çıkardıkları suç veya suçların da katalog suçlar arasında yer alması gerektiği, sanığın eyleminin sabit olduğunun kabul edilmesi durumunda sanığa atılı suçun 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçunu oluşturacağı ve elde edilen söz konusu delillerin katalog suçlar arasında sayılmayan bu suçun ispatında kullanılmasının CMK'nın 138. maddesinin ikinci fıkrasındaki ve 140. maddesinin dördüncü fıkrasındaki açık düzenlemeler uyarınca yasal olarak mümkün olmadığı, aksi düşüncenin kabulünün kanunda yer alan katalog suçlar kısıtlamasını dolanmak niyetiyle katalog suç görüntüsü altında tedbire başlanıp deliller elde edildikten sonra bu delillerin katalog dışı bir suç için kullanılması sonucunu doğuracağı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanık açısından elde ediliş şekli itibarıyla yasal delil olmakla birlikte somut olayda kullanılmasının hukuken yasak olduğu ve CMK'nın 217. maddesinin ikinci fıkrasına göre kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçu bakımından hükme esas alınamayacağı kabul edilmelidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; telefon görüşmeleri ve teknik takip görüntülerinden, sanık ...'ın kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, açıklandığı üzere iletişimin tespiti tutanaklarının ve teknik takip tutanaklarının katalog suçlar arasında sayılmayan 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme suçunun ispatında kullanılamaması, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın müsnet suçu işlediği yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli delil olmadığı anlaşılmakla in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince ispat edilemeyen suçtan beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunmasının aksine müsnet eylemi gerçekleştirdiğine dair savunmasının aksine delil de bulunmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/5399, K. 2026/5682, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-5399-e-2026-5682-k-4cd31b1cef59