Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/5010 E. 2026/5029 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5010
- Karar No
- 2026/5029
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3292 E., 2025/547 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.03.2025 tarihli ve 2024/3292 Esas, 2025/547 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 29... /1. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık aleyhine istinaf olmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.03.2025 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli, 2021/560 Esas, 2021/1794 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2021/2190 Esas, 2023/1983 Karar sayılı kararı ile sanığın ölenin kalp damar hastalığı olduğunu bilip bilmediğinin araştırılarak, sanık ölenin kalp damar hastalığı olduğunu biliyorsa sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 85/1, 22/3. maddelerinde düzenlenen bilinçli taksirle ölüme neden olma, sanık ölenin kalp damar hastalığı olduğunu bilmiyorsa sanığın eyleminin TCK'nin 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturacağı anlaşıldığı halde suç niteliğinde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığın gözaltında kaldığı sürenin TCK'nin 63/1. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi, gerekçeli karar başlığında gözaltı süresinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/2-d maddesine aykırı davranılması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2021/2190 Esas, 2023/1983 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2024 tarihli, 2024/209 Esas, 2024/1783 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.03.2025 tarihli, 2024/3292 Esas, 2025/547 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca diğer yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde karar verildi.