Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1098 E. 2026/5069 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1098
Karar No
2026/5069
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1824 E., 2023/1853 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; uzmanından alınan bilimsel mütalaa ve dosyaya eklenen yeni deliller kapsamında kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, sanık sübut bulan eylemi olası kastla işlemesine rağmen suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığa soyut olarak kusur izafe eden hatalı ve yetersiz bilirkişi raporlarına itibarla eksik araştırma ve inceleme neticesinde, keşif yapılmaksızın mahkûmiyet kararı verildiğine, yasal unsurları oluşmadığı halde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesi hükümlerinin yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle uygulanmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gündüz vakti, meskun mahal dışında, iki yönlü, tehlikeli virajlı ve iniş eğimli asfalt kaplama il yolunda seyrederken, dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla gidiş yönüne göre sağdan kavşağa katılan sürücü ... idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarına çarpmasıyla, iki kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda, kavşağa yaklaştığını dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi, seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurarak tedbirli bir şekilde sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyen sanığın asli kusurlu olduğu; ayrıca kazadan yaklaşık 42 dakika sonra yapılan ölçümde 1,14 promil alkollü olduğu belirlenen ve kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığına dair Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun raporlarında yer alan yerleşmiş kabulüne göre olay anındaki alkol düzeyi yaklaşık 1,24 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, iki kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Meydana gelen kazada, 1,24 promil alkollü hâlde otomobil kullanan sanığın, asli kusuruyla iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği ve bilinçli taksirle hareket ettiği sabit ise de bilinçli taksir oluşturan hâlin güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olarak araç kullanmaktan ibaret olduğu, anılan olayda alkollü araç kullanma dışında bilinçli taksir halini oluşturan başkaca bir halin bulunmadığı, bu durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; somut olayın özellikleri de gözetilerek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapılıp, 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranı belirlenmesi gerekirken, temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca, sanığın alkol oranı dikkate alındığında şeklindeki yetersiz gerekçeyle üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1098, K. 2026/5069, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1098-e-2026-5069-k-9bb1435b9b19