Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8060 E. 2026/5065 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8060
- Karar No
- 2026/5065
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2225 E., 2022/1 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a, 52/2-3-4, 53/6, 63. maddeleri gereğince 24.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun ölene ait olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücünün idaresindeki otomobille, gündüz vakti, meskun mahalde, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda, sol şeritte ilerlerken, gidiş yönüne göre sağdan sola doğru yaya geçidi üzerinde orta refüjden karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarpmasıyla, yayanın ölümüyle sonuçlanan olayda; meskun mahal sınırları üzerinde seyreden ve aracın hızını azaltmayarak, asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında bir kişinin ölümünden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezaya ve sürücü belgesinin geri alınma süresine az miktarda hükmedilmesinin, 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesi hükümlerinin yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğe göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesi; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. " şeklinde yeniden düzenlendiği, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan bu Kanun maddesinde değişiklik sonrası metinde yer verilen ''durarak'' ibaresinin, yayaya, yaya geçidinde mutlak öncelik verilmesi gerektiğini bildirmektedir. Somut olayda, yaya geçidi bulunduğunun yer çizgileri ve levha ile belirtildiği mahalde, meskun mahal sınırları üzerinde seyreden ve hızını azaltmayarak, karşıdan karşıya yaya geçidi üzerinden geçiş yapan ve değinilen Kanun maddesi gereğince emredilen mutlak geçiş önceliğini vermediği yayaya çarpan sanığın eyleminde, koşulları oluşan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfının doğru bir biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.