Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2886 E. 2026/5071 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2886
- Karar No
- 2026/5071
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4010 E., 2020/1336 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçundan, sanık ... hakkında kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/1-2-4, 63/1-2. maddeleri uyarınca 19.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında ise 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;
Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Amir Vekili sanık ...'in, emir ve talimatı altındaki ... Amirliği görevlisi sanık ...'i iki haftadır bir siyasi partiye ait parti binasını korumakla görevlendirdiği, sanığın bu görev için sürücülüğünü yaptığı 1994 model ... 1 marka otomatik vitesli ... tipi zırhlı araç ile çıktığı, devriye bitiminde anılan parti binasının önüne geldiği, ardından park etmeye hazırlandığı, ancak stop ederek rampa aşağı hareket etmeye başlayan aracı tüm uğraşlarına rağmen çalıştırmaya başaramadığı, bu şekilde 90 metre yol alan aracın ön kısımlarıyla katılan ...'ın tek katlı betonarme evin salon bölümüne çarpması sonucunda bu bölümde uyumakta olan 20 10... doğumlu kardeşlerin ölümü, diğer aile üyesi ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; çok ani şekilde frene basarak aracın hareketini önlemesi gerekirken bu tedbiri zamanında almayarak tali kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilerek iki kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yaralanmasından dolayı sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Öte yandan olay tarihinden bir hafta önce asaleten yürüttüğü iki büro amirliğinin yanına ...Amir vekilliği görevi verilen sanık ...'in sorumlu olduğu büro sayısı, nitelikli eleman eksikliği, görevlendirme listesinin yardımcısı baş polis memuru ... tarafından hazırlanması, İlçe Emniyet Müdürü ...'ın ... tipi aracın sertifikasız dahi olsa çalışanlara kullandırılmasına ilişkin sözlü talimatı içeren 05.04.2017 tarihli tutanak içeriği, görev süresi gözetildiğinde yaptığı görevlendirme eylemi ile netice arasında uygun illiyet bağı kurulamayacağı kabul edilerek, sanık ... hakkında unsurları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak sanık ... hakkında suçun unsurları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre beraat kararı verilmesi gerekirken aynı Kanun'un anılan maddesinin (b) bendine göre hüküm kurulması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Katılanlar Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... Müdafiinin ve Katılanlar Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Temyiz İstemleri Yönünden Tüm dosya kapsamından; Kaza sırasında sanık ...'in idaresindeki aracın, 1994 model, ... marka zırhlı ..., cinsinin özel amaçlı personel taşıma, net ağırlığının 9.480 kg, azami ağırlığı ise 11.800 kg olduğu, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı bulunduğu, en son muayenesinin 20.12.2016 tarihinde ... İstasyonunda yapıldığı, 20.12.2017 tarihine kadar muayenenin geçerli olduğu ancak 2015 yılı ocak ayından itibaren on iki defa onarım gördüğü, acil durumlarda kullanabilecek el freni bulunmaksızın ve stop ettiğinde, direksiyon ve fren sisteminin kilitlenecek şekilde dizayn edildiği, park edilmesi sırasında parka uyumlu vitese zor geçtiği, rampada çeşitli vites durumlarında kaçırma yapabileceği, kaza sonrasında yapılan incelemelerde kazaya sebebiyet verecek bir arızasının olmadığı tespit edilmiştir.
İçişleri Başkanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 26.01.2017 tarihli ve 7 nolu genelgesi beşinci maddesiyle zırhlı taktik/personel taşıyıcı (..., ..., ..., ..., ... vb.) taşıtların; özelinde eğitim almış personelce, sonradan hızlandırılmış ( Zırhlı ..., Zırhlı ... vb.) taşıtların ise; sınıfına uygun sürücü belgesi bulunan personel tarafından, zırhlanmadan kaynaklı teknik farklılıkları azami oranda dikkate alınmak suretiyle kullanılacağı,
Yine İçişleri Başkanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 24.06.2016 tarihli "zırhlı araçların kullanımı" na ilişkin yazısında; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde zırhlı araçlarla ilgili herhangi bir tanımın yapılmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliğin 75. maddesinde araçların taşıdığı yük ağırlığına veya yolcu sayısına göre hangi sınıf sürücü belgesiyle kullanılacağının belirtildiği, zırhlı araçları kullanmaya yetkili sürücü belgesi sınıflarının anılan Yönetmeliğin 3. ve 75. maddeleri göz önüne alınarak belirlendiği, zırhlı araç kullanacak sürücülerin ayrıca araçların teknik özelliğine göre kurs görüp görmeyeceği hususlarının ilgili Daire Başkanlıklarınca değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda Zırhlı ... kullanabilmek için D1 sürücü belgesinin gerekli olduğu belirtilmiştir.
Sanık sürücü ...'in, 18.03.2011 tarihli (B) sürücü belgesinin yeni sürücü belgesindeki karşılığının (M, B1, B, D1, F) sürücü belgeleri olduğu gözetildiğinde sanığın sürücü belgesi anlamında yeterliliğinin bulunduğu ancak yukarıda değinilen personel taşıyıcı ... kullanımı için özel eğitim almadığı bu sebeple yeterliliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 03.05.2017 tarihli Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü ...Amirliği günlük nöbet listesinde, sanık ...'in 03.05.2017 tarihinde saat 07. 00... .05.2017 tarihinde saat 07. 00... . Cadde ... Devriye nöbetinde görevlendirildiği, buna ilişkin görev listesinin sanık ... ve yardımcısı tanık ... tarafından imzalandığı, sanığın iki haftadır aynı yerde görev yaptığı, yaklaşık 6 aydır da ... kullanımına dair görevlerde bulunduğu tetkik edilmiştir.
Silopi İlçe ...Amirliği tarafından sanık ...'in isminin içinde bulunduğu liste 2017 yılı mart-nisan ayları içerisinde Şırnak Emniyet Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürlüğüne üç kere gönderilerek ... kullanımı için eğitim talebinde bulunulduğu, yıl içinde bu eğitimlerin planlandığı ancak kaza esnasında henüz gerçekleştirilmemiş olduğu, Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğünde ... sürücü kursu almış on beş personelden dokuzunun zırhlı araçlar kullanımı yerine büro, ekip ve koruma birimlerinde istihdam edildiği belirlenmiştir.
Silopi Cumhuriyet Savcılığı tarafından yazılan 09.05.2017 tarihli müzekkereye Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğünce 15.05.2017 tarihinde cevap verildiği, hakkında suç duyurusunda bulunan şüpheli Silopi İlçe Emniyet müdürü ... imzalı cevabi yazıda sanık ...'in görevlendirildiği Silopi İlçe Emniyet binasının konumu gereği yapılacak bir saldırı sonucunda ağır hasar alabilecek durumda olduğu bu sebeple zırhlı bir aracın sürekli değinilen binanın çevresinde rink halinde olması gerekeceği, Müdürlüğünün bünyesinde zırhlı araç kullanım hakkında sertifikası bulunan birçok personelin 15 Temmuz Kalkışma girişiminden ötürü ilişiğinin kesildiği, dolayısıyla anılan nitelikteki personel sayısının mevcuttaki üç ... için yeterli olmadığının ve yapılan taleplere karşın hâlen eğitim kursunun düzenlenmediği, bu sebeple sürücü belgesi zırhlı araç kullanımına uygun personellerin ... kullanımına görevlendirilme yapılmak durumunda kalındığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyada yer alan 05.04.2017 tarihli tutanakta, 16.04.2017 tarihinde yapılacak olan referandum sebebiyle ...Amirliğine zimmetli üç zırhlı ... araçta, aynı yerde görev yapmakta olan personellerden ... kullanabilen/sürebilen personellerin sertifikası bulunmamasına rağmen herhangi bir aksaklık yaşanmaması için görevlendirme yapılması konusunda İlçe Emniyet Müdürü ...'ın sözlü talimatının bulunduğunun ve bu sözlü talimata istinaden ...Amirliği bünyesinde bulunan personel arasından sertifikasız personel görevlendirmesi yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Kusur tespitine ilişkin belgelere değinilecek olursa; Sulh Ceza Hâkimliğince aldırılan elektrik, makine ve trafik bilirkişilerinden olmak üzere üç kişiden oluşan heyet tarafından 22.05.2017 tarihinde düzenlenen raporda, araçta herhangi bir arızanın bulunmadığı, rampada çeşitli vites durumlarında kaçırma yapabileceği, somut olaydaki gibi aracın eğimli zeminde herhangi bir sebepten dolayı stop etmesi halinde araç ileri doğru kaçtığında vites modu hangi durumda olursa olsun ani frenle durdurulabileceği, frene geç basılmasından dolayı ağır tonlu bu aracın belirli bir ivme kazanmasından sonra insan gücüyle durdurulmasının mümkün olmadığı bu sebeple stop eden aracın çok hızlı ve sert şekilde frene basmak yoluyla durdurulması gerektiği, olayın meydana gelmesinde de anılan şekilde müdahalede geciken bilgi ve deneyim eksikliği bulunan sürücünün ve bu sürücüyü görevlendiren idarenin eşit kusurunun bulunduğu saptanmıştır.
Ağır Ceza Mahkemesince aldırılan trafik, makine ve şoför bilirkişilerinden olmak üzere dört kişiden oluşan heyet tarafından 09.10.2018 tarihinde tanzim edilen raporda, sanık sürücü ...'in stop eden 73... plakalı zırhlı ... aracını durdurmak için çaba sarfettiği, ancak 73... plakalı zırhlı ... aracının stop etmesi durumunda fren sistemini devreye sokacak ve aracı durduracak başka bir güvenlik sisteminin olmamasının kazada etken rol oynadığı, sanıklardan sürücü ...'in yetkisi olmadığı hâlde zırhlı panzeri kullandığı için tali kusurlu, diğer sanık ...'in ise yetkisi olmayan sanığı zırhlı ... şoförü olarak görevlendirdiği ve kullanmasına izin verdiği için tali kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiklerine dair kusur dağılımı yapılmıştır.
Ağır Ceza Mahkemesince aldırılan İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince 17.09.2018 tarihinde dosyaya sunulan raporda, kendisine verilen talimatı yerine getirmek durumunda kalan ancak gerekli eğitimi almayan ve yeterli tecrübesi olmayan sanık ...'in, stop eden aracı durdurmak için çok ani bir şekilde frene basmayarak zamanında kazanın gerçekleşmemesi için tedbir almayarak alt düzeyde tali kusurlu, bir haftadır ...Amir vekilliği görevini yürüten sanık ...'in yaptığı görevlendirmenin kendi üstünde başka bir yönetici tarafından imzalanmıyor oluşunun sistem içindeki etkileşim ve koordinasyon eksikliğine işaret edeceği, bu eksikliğin de kendisinin kusurunu azaltıcı rol oynayacağı gözetildiğinde ehil olmayan kişiyi görevlendirilmesi sebebiyle alt düzeyde tali kusurlu şekilde neticeye sebep olduklarının kabulünün gerekeceğinin ve 23 yaşında eski aracın daha önceki seferlerde yapmadığı, aniden stop etme hareketinin kazanın meydana gelmesinde etken rol oynadığının bildirildiği hususlarına değinilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı 27.10.2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda, sanıklardan ...'e yeterli eğitimi almaksızın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde idaresindeki aracı durdurmak ve çalıştırmak için gerekli tepkiyi göstermediği, diğer sanık ...'e ise zırhlı personel taşıyıcı eğitimi bulunmayan ...'i görevlendirdiği gerekçe gösterilerek cezalandırılması yönünde görüş bildirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 137. maddesinin birinci fıkrasında kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimselere üstünden aldığı emrin mevzuata aykırı olması durumunda, amirine bu aykırılığı bildirmesinin ardından ancak bu emrin yazılı olarak tekrar edilmesi hâlinde yerine getirebileceğini düzenlemiştir. Bir başka deyişle kamu görevlilerine üstünden aldığı emri sorgusuz sualsiz yerine getirmek yerine emrin hukuka uygunluğuna ilişkin sorgulama yapma sorumluluğu yüklemiştir. Olayımızda İçişleri Başkanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 26.01.2017 tarihli ve 7 nolu genelgesine aykırı şekilde zırhlı ... kullanması için görevlendirme yaptığını bilen sanık ...'in, kendisine bu şekilde verildiğini iddia ettiği emri yerine getirmeden önce amirinden yazılı talimat istemesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, ayrıca yukarıda yer alan bilirkişi raporlarında değinildiği üzere, ... kullanımına ilişkin eğitimi bulunan ve bu konuda yeterli tecrübesi olan kimsenin görevlendirmesi durumunda gerekli önlemin alınarak kazanın önlenebileceği gözetildiğinde, sanık ...'in, ... kullanımına dair yetki bulunmayan sanık sürücü ...'i görevlendirme eylemiyle tali kusurlu şekilde sonuca sebep olduğunun anlaşılması karşısında mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.