Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4059 E. 2026/4624 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4059
- Karar No
- 2026/4624
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1690 E., 2023/120 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 24 eşit taksitte tahsiline, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinafları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kazaya yaya geçidinde sebep olan ve tam kusurlu olan sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur oranın tespiti yapılırken sanığın hızının yanlış belirlendiğine, sanığın yayaya çarpmamak için aracın yönünü değiştirmeye çalıştığına, ölen yayanın sanığın aracını görebilecek konumda olmasına rağmen aniden yola çıkarak karşıya geçmeye çalıştığına, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanarak mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, 27.08.2019 tarihinde ölenin ... - ... Karayolu kenarında yayalar için ayrılmış bölümde beklediği, daha sonra yanına kardeşinin geldiği, ölenin karşıdan karşıya geçmek için yola çıktığı esnada seyir halinde bulunan sanığın sevk ve idaresindeki 34... plakalı aracının sağ ön kısmı ile ölene çarptığı, çarpmanın şiddeti ile savrulan ölenin aracın ön camının sağ alt köşesine ve sağ dikiz aynasına çarparak çarpma noktasına 12 metre uzaklıkta yere düştüğü, 14 metre sürüklendikten sonra çarpma noktasına 26 metre uzaklıkta yolun içerisinde kaldığı, ölenin hastaneye kaldırıldığı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği, kaza tespit tutanağında olayın yaşandığı yerden yaklaşık 200 metre geride "yaya geçidi ve hız sınır (50)" levhasının bulunduğunun belirtildiği, 17.03.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve mahâllinde yapılan keşif sonucu düzenlenen trafik bilirkişisi raporundan söz konusu kazanın oluşumunda sanığın asli kusurlu olduğunun, ölene atfedilecek bir kusur bulunmadığının belirtildiği, dosyaya sunulan ek bilirkişi raporundan sanığın sevk ve idaresindeki aracın çarpma anındaki hızının 77,392 km/sa olarak tespit edildiği, sanığın savunmasında olay esnasında hızının yaklaşık 70-80 km/sa civarında olduğunu, seyir halindeyken iki çocuğun yolun sağ tarafında bulunduğunu ancak yaya geçidi olduğunu görmediğini, çocukların karşıya geçeceklerini düşünmediğini belirttiği, ikrar içeren sanık savunması, raporlar, kaza tespit tutanağı, CD inceleme tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan ölene 77,392 km/sa hız ile çarpmak sûretiyle asli kusurlu olarak üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile yaya geçidi üzerinde geçiş yapan ölene çarpması şeklinde meydana gelen ve sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin ölmesine sebebiyet verdiği eyleminde, neticeyi öngördüğü olay bakımından bilinçli taksir hükmü gereği sorumlu olduğunun kabulü ile sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaplı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.