Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/9650 E. 2026/8996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9650
Karar No
2026/8996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2517 Esas, 2025/2513 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çeşme Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2025 tarihli ve 2025/4 Esas ve 2025/31 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 53, 63 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 53, 63 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/2517 Esas, 2025/2513 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... ve Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, eksik soruşturma nedeniyle sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan niteliğinde hareket ederek suça yönlendirdiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkların hedef şahıs olmaması nedeniyle güven alımı operasyonunun usulsüz olduğuna bu itibarla hukuka aykırı şekilde ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, sanığın atılı suçu işlediği hususunda somut bir delil bulunmadığına, sanığın gizli soruşturmacılarla görüşmediğine, ticaret kastının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2024/5392 D. İş sayılı kararı uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesine karar verildiği, 09.08.2024 tarihinde sanıkların iştirak halinde gizli soruşturmacı kolluk personellerine esrar maddesi satmak sureti uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, gizli soruşturmacı kolluk personellerinin dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eylemleri bulunmadığı, olay tutanağı içeriği, kimlik tespit tutanakları, tartı ve muhafaza altına alma tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, güven alımı raporu, güven alımına ilişkin görüntü ve ses kaydı, kriminal raporu, gizli soruşturmacı kolluk personellerinin kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında Mahkemenin, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık ve snaık müdafilerin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında '' TCK 52/4 maddesi gereğince sanıklara verilen para cezasının miktarı ve sanıkların ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde sanıklardan tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceğine'' karar verildikten sonra, kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/2517 Esas, 2025/2513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında "hapse çevrilebileceğinin" ibaresi çıkartılarak yerine "hapis cezasına çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çeşme Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/9650, K. 2026/8996, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-9650-e-2026-8996-k-ba003c183865