Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3944 E. 2026/5085 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3944
- Karar No
- 2026/5085
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/463 E., 2022/2701 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1,63. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığa eksik ceza tayin edildiğine, bilinçli taksir artırım oranının (1/2) olması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, kazada ölenin kusurlu olduğuna, ölenin kan örneğinde inceleme yapılmamasının kusur oranını değiştirdiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, 15.10.2020 tarihinde saat 14:00 sıralarında, sanığın, sevk ve idaresinde bulunan 67... plaka sayılı kamyonu ile Çaycuma ilçesi, ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken ... Sokak yönüne doğru caddeden dönüş yaptığı, bu esnada ...'nin sevk ve idaresinde bulunan 67... plaka sayılı motosikleti ile kamyonun sağ arka teker kısmına çarparak yere düştüğü ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, 17.10.2020 tarihinde ölümünün gerçekleştiği, 22.06.2021 tarihli ... Kurumu raporunda belirtildiği üzere yapılan klasik otopsi işleminde doktor bilirkişi tarafından ölümü ile söz konusu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğunun değerlendirildiği, mahallinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, ölen ...'nin dosya arasında bulunan kamera görüntülerine göre normal bir hızla motosikleti ile seyir halinde olduğu, sanığın kullanmış olduğu kamyon ile ... sokağa kontrolsüz bir şekilde dönmesi üzerine kazanın meydana geldiğinin belirtildiği, bu durumun izlenen görüntülerden de anlaşıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53. maddesinde dönüş kurallarının nasıl olması gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı Kanun'un 84. maddesinde asli kusur hallerinin düzenlendiği, buna göre sanığın 53/b-5 maddesinde düzenlenen dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek kuralını ihlal ettiği ve 84/f maddesinde düzenlenen asli kusur hallerinden manevraları yanlış yapma kuralını ihlal ettiği, bu sebeple sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun bildirildiği, sanık müdafinin ölenin kanında çıkan "..." uyuşturucu etken maddesinin olay sonrası hastanede yapılan müdahalede kullanılan ilaçtan ve yoksa dışarıdan alınan bir uyuşturucu etken maddesi mi olduğu hususunun tespiti açısından ...Kurumu 5. İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasını talep ettiği, bu hususun yargılama sırasında ... Kurumundan alınan raporda "fentanil" etken maddesinin ölenin kaza sonrası tedavisinde kullanılan "talinat" adı verilen ilacın etken maddeleri içerisinde bulunduğunun bildirilmesi ve ölen hakkında yapılan dava dosyası sorgulamasında ölenin uyuşturucu madde suçundan veya herhangi bir suçtan suç kaydının bulunmadığı anlaşıldığından bahisle ret edildiği, ayrıca ölenin kanında uyuşturucu etken maddesinin bulunmuş olması halinde de, bu durumun Karayolları Trafik Kanunun da asli kusur halleri içerisinde sayılmadığı, bu sebeple ölenin kanınında uyuşturucu etken maddesi çıkması halinde sanığın asli kusurlu olması durumunun değişmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, toplanan deliller, sanık savunması ve dosya içerisine sunulan CD kayıtları ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın soruşturma evresinde vermiş olduğu, cadde üzerinden sokağa dönmek için kavşakta beklediği, araçlar geçtikten sonra yaklaşık 800-900 metre mesafede bir motosiklet gördüğü, motosiklet gelmeden geçebileceği düşüncesiyle sokağa doğru manevra yaptığı, ancak motorun hızlı gelmesi dolayısıyla kendisine kamyonun arka tarafından çarptığı yönündeki beyanları ile dosya arasında bulunan kamera kayıtlarının uyumlu olduğu, kamera kayıtlarında da görüldüğü üzere, yolun boş olmadığı ve araç geçişlerinin devam ettiği, sanığın ölenin geldiğini görmesine rağmen kendi şoförlüğüne ve yeteneğine güvenerek kaza olabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam etmesi sebebi ile gerçekleştirmiş olduğu eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirdiğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve bölünmüş yolda karşı istikametten gelen motorsikleti gördüğü halde şahsi tecrübesine güvenerek sevkindeki harfiyat kamyonu ile aniden dönüşe geçerek kazaya neden olduğu olayda neticeyi öngördüğünün açık olduğu, bu itibarla sanığın eyleminde bilinçli taksirin bulunduğu yönündeki İlk Derece Mahkemesinin kabul gerekçesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ise de; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; sanığın asli ve tek kusurlu olduğu somut olayda, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp, hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini, ayrıca asli ve tek kusurlu olan sanık hakkında, geçimini şoförlükle sağlaması gerekçe gösterilerek 5237 sayılı Kanun'un 53/6. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.