Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3371 E. 2026/11090 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3371
- Karar No
- 2026/11090
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/487 E., 2022/856 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I. Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/487 Esas, 2022/856 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan vekilinin sunmuş olduğu 04.04.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin 23.10.2025 tarihli noksan ikmali kararı üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine" ilişkin ihtarı ile gerekçeli kararın katılan vekiline 18.01.2026 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak katılan vekilinin temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçesini, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süreden sonra 31.01.2026 tarihinde sunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmadığına, varsayıma dayalı hüküm kurulamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeni hüküm tesisine ilişkin karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.