Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/778 E. 2026/5083 K. – Taksirle Yaralama

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/778
Karar No
2026/5083
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2659 E., 2024/1801 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 15 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, yaralanmaların niteliği göz önüne alınarak sanığa daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanığın 52... plaka sayılı kamyon ile ... ilçesi istikametinden ... ilçesi istikametine seyir halinde iken Ünye ilçesi ... Mahallesi'ne geldiğinde aracıyla geriye doğru manevra yapmak istediği sırada kendisiyle aynı istikamete gitmekte olan ... 'nun sevk ve idaresindeki 55... plaka sayılı aracıyla kamyona arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında sanığın aracıyla olay mahallinden ayrıldığı, ... 'nun aracında bulunan katılanların yaralandıkları ve yaralanmalarından dolayı şikayetçi oldukları, katılanlardan ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan ...'nın yaralanmasının ... ve ... Hastanesinin 08.03.2023 tarihli raporuna göre; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırığına neden olduğu, sol frontal kemik nondeplese orbita superiordan ön kafa çukuruna ulaşan kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını 4 (dört) orta derecede etkilediği, kazada oluşan yaraya bağlı yüz sınırları içerisinde tariflenen nedbenin yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun tespit edildiği, sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirmiş olduğu, üzerine atılı taksirle yaralama suçunun uzlaştırmaya tabi olduğu ancak taraflar arasında uzlaştırma işleminin teklif aşamasında olumsuz sonuçlandığı, sanığın aracı ile tek seferde dönüş hamlesi yapamadığı, bu nedenle geri manevra yapıp ikinci dönüş hamlesi sırasında arkadan gelen diğer aracın çarptığı, sanığın kara yolunda geri geri araç sürme şeklinde bir eylemi olmadığı, bu nedenle bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, suç tarihinde akşam saatlerinde sanığın idaresindeki kamyonetiyle ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken aracına yüklemiş olduğu uzun olan çok sayıda elektrik direklerinin kasadan dışarı doğru taşmış olduğu bir halde, herhangi bir uyarıcı işarette kullanılmaksızın, ...yan yol girişine girmek istediği, aracın sapaktan tek manevra ile dönememesi sebebiyle dönmek amacıyla durduğu ve geri doğru manevra yaptığı sırada arkadan gelen ve anayol üzerinden seyir etmekte olan diğer sürücünün kullandığı aracın, kamyonetten taşan direklere çarpması sonucu araçta bulunan ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, ...'ın ise hayati tehlike geçirecek, yüzde sabit iz, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi ve hayat fonksiyonlarını etkisi orta (4) derecede etkileyecek nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanığın tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde araç kullanması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu, böylece sanığın asli kusurlu olarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği, İlk Derece Mahkemesince sanığın asli kusurlu olarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten dolayı verilen hüküm oluş ve sübut açısından yerinde ise de, sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunun tartışılması gerektiği, kişinin ön görülebilir sonucu öngörmeksizin neticeye sebebiyet vermesi halinde taksir, öngörülebilir sonucu öngörmesine karşılık neticenin gerçekleşmeyeceği konusunda inancına, kabiliyetlerine güvenmesi sebebiyle neticenin gerçekleşmesi halinde bilinçli taksirin söz konusu olduğu, sanığın tek taraflı olarak yapmış olduğu ihlaller sebebiyle neticenin gerçekleştiği konusunda şüphe bulunmadığı, bu nedenle sanığın asli kusurlu olduğunun sabit olduğu, ancak, aracının kasasından taşan ve bu hususta hiçbir uyarıcı işaret bulunmayan direklerin seyir halindeki başka araçlara zarar verebileceğinin belirli bir bilinç seviyesindeki insanlar tarafından objektif olarak öngörülebilir bir sonuç olduğu, bu nedenle sanığın öngörülebilir sonucu öngördüğünün kabulü gerektiğinden eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/778, K. 2026/5083, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-778-e-2026-5083-k-f2f087f89374