Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/673 E. 2026/5082 K. – Taksirle Yaralama

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/673
Karar No
2026/5082
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/186 E., 2024/1803 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 51/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

Sanığın temyiz sebepleri; kusur oranını kabul etmediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanığın sevk ve idaresindeki 07... plakalı otomobili ile seyir halinde iken, ... caddesi istikametinden gelen ...'ın sevk ve idaresindeki 42... plaka sayılı otomobiline çarpması sonucu meydana gelen kazada; ...'ın ve aynı araçta yolcu olarak bulunan kızı ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları, 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın "Dur" levhası olmasına rağmen seyir hızı ile kavşağa girmesi ve ilk geçiş hakkını ana yolda seyreden ...'ın otomobiline vermemesi nedeniyle asli kusurlu, katılan ...'ın ise kavşağa girerken aracının hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından; sanığın suçunun sübutuna ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, ancak taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede ön görülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren ve iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan az ceza tayin edildiği, ayrıca aynı 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş ise de aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu kapsamda sanığın kusur durumu, fiilin ağırlığı, adalet ve hakkaniyet kuralları gözetilerek sürücü belgesinin alt sınırdan uzaklaşılarak geri alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/673, K. 2026/5082, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-673-e-2026-5082-k-b4020d2e2485