Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/5591 E. 2026/4539 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5591
Karar No
2026/4539
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/708 Esas, 2026/982 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2025/325 E., 2025/548 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde, hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını belirtip takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının senetten dolayı sorumlu bulunduğunu, iddialarının borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, menfi tespit talep edilen senedin kambiyo senedi niteliği taşıdığı, davacının iddialarının kambiyo hukukuna ilişkin bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesi uyarınca davanın mutlak ticari davalardan olduğu, TTK'nın 5/A hükmü doğrultusunda ticari davaların zorunlu arabuluculuğa tabi bulunduğu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa hiç başvurulmamış ise bu hususta davacıya süre verilemeyeceği gerekçesi ile dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığın mutlak ticarî dava niteliğinde olduğu, bu tür davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/5591, K. 2026/4539, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-5591-e-2026-4539-k-41cb8b93950d