Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/971 E. 2026/7891 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/971
- Karar No
- 2026/7891
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/118 E., 2016/158 K. SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAMEDE GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan Tarım ve Orman Bakanlığının, gerekçeli kararın tebliği üzerine vermiş olduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1 ve 237/2. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleriyle sınırlı olduğu, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, katılana yönelik eylemleri nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu tespit edilerek, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılanlar ... ve 2463 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifi Vekili ile Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılanlar ... ve 2463 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifi Vekili, Katılan ... Vekili, Sanık ... ve Müdafii, Sanık ... müdafiileri, Sanık ... müdafii ve Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Suç tarihlerinde ... ile sonrasında 2463 sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifi müdürü olan sanık ...'ün diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte, kooperatif üyeleri olan mağdurlar ..., ..., ... ve katılan ... adlarına atfen atılan imzalarla kredi borç senetleri ve eki fatura ile tediye fişlerini sahte olarak düzenlemek suretiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediklerinin kabul edildiği olayda;
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu dikkate alınarak; suça konu belge asıllarının duruşmaya getirtilip incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerine konulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hükümler kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre; a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği; aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uyarınca cezanın arttırılması gerektiği, somut olayda, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde işlenmiş tek suç oluşturduğu gözetilmeden sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
b) 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu'nun 20. maddesi yollamasıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu‘nun 62/3. maddesinde öngörülen, "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları, bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılırlar." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık ...'e yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde düzenlenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu oluşturduğu, bu suçun özgü suç olması nedeniyle aynı Kanun'un 40/2. maddesi gereği özgü suçlarda özel faillik niteliği taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği gözetilerek kamu görevlisi olmayan diğer sanıklar ..., ... ve ...'nin suça ne şekilde iştirak ettiklerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 204. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hüküm kurulurken bu fıkra gereği cezanın alt sınırının 3 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeden 2 yıl hapis cezası üzerinden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
ç) Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından düzenlenen borç senetlerinin 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu'nun 12. maddesi delaletiyle 2004 sayılı İİK'nın 38. maddesi uyarınca ilam vasfında resmi senet niteliğine haiz olmasının bu senetlerin köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından tasdik edilmesine bağlı olduğu gözetilerek suça konu borç senetlerinin asıllarının duruşmaya getirtilip incelenerek bu şekilde tasdik olunup olmadığının tespit edilmesinden sonra sanıklar hakkında TCK'nın 204/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Mağdur ... adına düzenlenen sahte belgeler yönünden suç tarihinin 31.12.2010, ... yönünden 26.05.2011, ... yönünden 26.01.2011 ve ... yönünden 26.03.2012 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 2010-2012 yılları arası şeklinde eksik yazılması,
Yasaya aykırı, ileri sürülen temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.09.2026 tarihinde karar verildi.