Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/10245 E. 2023/10357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10245
Karar No
2023/10357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/492 E., 2016/7 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/492 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet (6136 sayılı Kanun) suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve müsadereye, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden evrakın aldatıcılık niteliğinin bulunmaması sebebiyle kanunî unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, temel cezanın teşditli belirlenmesi nedeniyle fazla cezaya hükmedildiğine; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelemeye ya da 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü, uluslararası taşımacılık yapan bir yolcu otobüsü içerisinde yolcu olarak Yunanistan ülkesine geçmek üzere... Gümrük Müdürlüğüne gelen sanığın görevlilere ibraz ettiği Metin Mustafa Karolak adına düzenlenmiş Bulgaristan ülkesi pasaportu ve kimlik kartının sahte olduğunun anlaşıldığı ve sanığın yapılan üst aramasında bir adet ruhsatsız tabanca ve bu tabancaya ait şarjör içerisinde fişeklerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmiş ve ülke içinde can güvenliği yönünden tehlikede olduğunu düşündüğü için adını vermek istemediği bir kişiden suça konu tabanca ve fişekler ile Bulgaristan ülkesine ait sahte kimlik belgesi ve sahte pasaportu edindiğini beyan etmiştir. 3. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 07.12.2015 tarihli Uzmanlık Raporu'nda; "Tetkik için gönderilen C57201 numaralı silah, 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atar, Belçika yapısı Browning marka, yarı otomatik tabanca olduğu, yapılan muayenesinde, ateş etmesine mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, laboratuvarda yapılan tatbiki atışlarda, çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, birlikte gönderilen 12 adet fişeğin, Parabellum tipi olup çap ve tipine uygun silahlarda kullanılmak üzere imal edildiği, 10 adedinin birlikte gönderilen tabanca ile deneme ve mukayese atışlarda kullanıldığı ve fişeklerin patladığının görüldüğü, bu itibarla söz konusu tabanca ve fişeklerin, 6136 sayılı yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerinden olduğu, ancak inceleme konusu tabancanın 6136 sayılı Yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı," Şeklinde görüş açıklandığı tespit edilmiştir. 4. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 17.12.2015 tarihli Uzmanlık Raporu'nda; "... Mustafa Karolak adına düzenlenmiş 383560291 seri numaralı Bulgaristan pasaportunun belge inceleme laboratuvarında, doküman inceleme cihazları ve diğer optik aletler yardımıyla incelendiğinde, pasaportun 2.sayfasındaki evvelce mevcut orjinal fotoğraf baskısı ve tanzimle ilgili ibarelerin silinmiş oldukları, halen mevcut fotoğraf baskısı ve tanzimle ilgili ibarelerin ise sonradan sahte olarak husule getirilmiş oldukları, yapılan sahteciliğin, ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olması nedenle, tetkik konusu pasaportun aldatma kabiliyetini haiz olduğu görüşünde bulunulduğu; b. Metin Karakolak adına düzenlenmiş 680562984 seri numaralı, Bulgaristan kimlik kartının, mevcut literatür bilgilerinden faydalanarak belge inceleme laboratuvarında, doküman inceleme cihazları ve diğer optik aletler yardımıyla incelendiği ve neticede, bahse konu kimlik kartı ile hakiki örnekleri arasında matbuu basım, desenlerdeki detay ve ultraviyole ışık altındaki görünüm özellikleri yönünden farklılıklar bulunduğu belirlenmekle, bahse konu kimlik kartının tamamen sahte olarak düzenlendiği, ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan, sahte kimlik kartının aldatma kabiliyetini haiz olduğu," Görüşlerinin açıklandığı belirlenmiştir. 5. Mahkemece, suça konu kimlik belgesi ve pasaport üzerinde sanık ve müdafiinin hazır bulunduğu celsede inceleme ve gözlem yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği ve her iki belgenin de aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaatinin açıklandığı saptanmıştır. 6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Olay ve Olgular başlığı altında (4) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine ve içeriklerine yer verilen Uzmanlık Raporu ile Mahkeme gözlemi itibarıyla her iki evrakın da aldatıcı niteliğe sahip oldukları bu nedenle suçun kanunî unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve sanık üzerinde aynı anda birden fazla sahte belge ele geçirilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen ölçütler nazara alınarak temel cezanın teşditli belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçu Yönünden 1. Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulama yönünden, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle... Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/492 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle... Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/492 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/10245, K. 2023/10357, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-10245-e-2023-10357-k-461f2c9cec0e