Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1136 E. 2026/5815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1136
- Karar No
- 2026/5815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/633 E., 2022/513 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.02.2025 tarihli ve 2023/20967 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/20327 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/20327 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanık hakkında, daha önce inceleme dışı 04/02/2015 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/04/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, sanığın denetim süresi içerisinde aynı tür suç işlediğinden bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak açılan kamu davası sonunda, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2016/34 esas, 2016/195 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, sanığın anılan suçtan mahkûmiyetine ilişkin İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve 2017/301 esas, 2017/463 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/03/2018 tarihli ve 2017/2403 esas, 2018/374 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, anılan karardaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca giderilebileceği gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 04/02/2015 tarihinde işlediği aynı tür suçtan dolayı İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/34 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığından bahisle incelemeye konu 31/03/20 21... /05/2021 tarihli eylemlerle ilgili 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeyerek açılan dava sonunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı nazara alındığında,
Sanık hakkında, 04/02/2015 tarihli önceki aynı nev'i suçtan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/04/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında itiraza ilişkin kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmediğinden sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleştirilmiş bir erteleme kararı bulunmadığı bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, mahkemesince kamu davasının durması yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/633 Esas ve 2022/513 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 31.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2021 tarihli ve 2021/103258 Soruşturma, 2021/28832 Esas, 2021/19947 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesine 2016/34 Esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, davanın 2021/633 esasa kaydedildiği, 2. Yine şüpheli hakkında, 19.05.2021 tarihli aynı nev'i suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2022 tarihli ve 2022/9256 Soruşturma, 2022/3574 Esas, 2022/2441 sayılı iddianamesi ile, açılan kamu davasının 2021/633 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda İzmir 29.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.06.2022 tarihli ve 2021/633 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58.maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak İzmir 39.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/301 Esas ve 2017/463 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 04.02.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2015 tarihli ve 2015/27933 Soruşturma, 2015/2003 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda başvurulabilecek itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 15.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 14.11.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2015 tarihli ve 2015/27933 Soruşturma, 2015/42323 Esas, 2015/35514 sayılı iddianamesi ile İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3.Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2016/34 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasna ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 14.04.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 30.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2017/301 Esas, 2017/463 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.03.2018 tarihli ve 2017/2403 Esas, 2018/374 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu 04.02.2015 tarihli aynı nev'iden suç nedeniyle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 31.03.20 21... .05.2021 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak dosyada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmekle birlikte, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği, bu nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.03.2018 tarihli ve 2017/2403 Esas, 2018/374 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi gerekeceği,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, öncelikle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.03.2018 tarihli ve 2017/2403 Esas, 2018/374 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, hukuki sürecin takip edilerek İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2017/301 Esas, 2017/463 Karar sayılı kararının bozulması halinde davanın İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava ile birleştirilmesi, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2022 tarihli ve 2021/633 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.