Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/208 E. 2026/5801 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/208
Karar No
2026/5801
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2015/343 E., 2015/352 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.06.2015 tarihli kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 04.09.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,

İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.06.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 15.06.202 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,

İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 2022/5425 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/3433 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/3433 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın inceleme dışı 02/06/2019 tarihinde işlediği aynı neviden suç nedeniyle mahkûmiyetine konu İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2019 tarihli ve 2019/359 esas, 2019/225 sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04/02/2021 tarihli ve 2020/328 esas, 2021/238 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, sanığın inceleme dışı 27/12/2019 tarihinde işlediği aynı neviden suç nedeniyle mahkûmiyetine konu Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/09/2020 tarihli ve 2020/104 esas, 2020/246 sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08/09/2021 tarihli ve 2020/2050 esas, 2021/2060 sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla anılan kararlar aleyhine 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı,

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği,

Yine benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği cihetle,

Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında 21/08/2014 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/11/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini müteakip, sanığın yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda ısrar şartının oluşmadığı ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verildiği gözetildiğinde, sanığın incelemeye konu 30/05/2018 tarihli eyleminden dolayı önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, sonraki yargılamalar konusu suçlardan ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davaları açılması üzerine, sanığın İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2019 tarihli kararı ile cezalandırılmasının yanı sıra, inceleme dışı 02/06/20 19... /12/2019 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan da İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2019 tarihli kararı ile Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/09/2020 tarihli kararları ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;

Somut olayda, sanığın 21/08/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçuna ilişkin olarak sanık hakkında verilen erteleme kararında itiraz süresinin ve mercinin gösterilmemesi nedeniyle ortada usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir erteleme kararından söz edilemeyeceği, bu sebeple usulü ile açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; sanığın gerçekleştirmiş olduğu 21/08/20 14... /05/2018 tarihli eylemleri ile inceleme dışı 02/06/20 19... /12/2019 tarihli tüm eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/325 Esas ve 2021/405 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 21.08.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarihli ve 2014/85161 Soruşturma, 2014/1651 sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 25.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 18.11.2014 tarihinde tedbirin infazı için .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 25.11.2014 tarihli ve 2014/10193 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye 09.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2015 tarihli ve 2014/85161 Soruşturma, 2015/14724 Esas, 2015/12178 sayılı iddianamesi ile İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.06.2015 tarihli ve 2015/343 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği aynı nitelikteki suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.06.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 15.06.2021 tarihinde kesinleştiği, 5. Durma kararından sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2021 tarihli ve 2021/94236 Soruşturma, 2021/26105 Esas, 2021/18159 sayılı iddianamesi ile, durma kararının kaldırılarak yargılamaya kaldığı yerden devam edilmesi, yargılamanın İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1040 Esas sayılı dosyasındaki kararı dikkate alınarak yapılması ve buna göre karar verilmesi talebiyle İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 6. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2021/498 Esas, 2021/962 Karar sayılı kararı ile, durma kararı verilerek gereği için Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği, Cumhuriyet Savcılığına durma kararının gereği yerine getirilmeden iddianame düzenlenerek durma kararının kaldırılmasının talep edildiği, mahkemenin kesinleşmiş kararının bu şekilde iddianame düzenlenerek kamu davası açılmak suretiyle kaldırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararın 28.01.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

B. İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1040 Esas ve 2018/1194 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 30.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2018 tarihli ve 2018/103162 Soruşturma, 2018/38737 Esas, 2018/29860 sayılı iddianamesi ile, İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önce İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, mahkûmiyet kararı verildiği, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.12.2019 tarihli ve 2018/1040 Esas, 2018/1194 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.12.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/359 Esas ve 2019/225 Karar sayılı kararının incelenmesinde: Sanığın 02.06.2019 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/359 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/328 Esas, 2021/238 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308/A uyarınca itiraz yoluna gidilmesinin talep edildiği, anlaşılmıştır.

D. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/104 Esas ve 2020/246 Karar sayılı kararının incelenmesinde:

Sanığın 27.12.2019 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2020 tarihli iddianamesi ile, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2020 tarihli ve 2020/104 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.09.2021 tarihli ve 2020/2050 Esas, 2021/2060 Karar sayılı kararıyla kesinleştiği, anlaşılmıştır.

E. Dosyalar kapsamına göre;

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.11.2024 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheye tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;

İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ihbar üzerine de ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/405 Karar sayılı durma kararı sonuç olarak doğru olmakla birlikte hukuka aykırılığın giderilebilmesi için gerekçe yönünden bozulması gerektiği,

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılmış olan İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava yönünden; dayanak İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının yukarıda açıklanan nedenlerle Kanun'a aykırı olduğu ve kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla doğrudan açılan işbu davanın da dayanaksız kaldığı anlaşılmakla,

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, incelemeye konu suç tarihlerinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.05.2025 tarihli ve 2025/73014 Soruşturma, 2025/3078 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, öncelikle İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası ile birleştirilmesi, her iki davanın birleştirilmesinden sonra, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, (bu bağlamda; İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/359 Esas ve 2019/225 Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/328 Esas, 2021/238 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/104 Esas ve 2020/246 Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.09.2021 tarihli ve 2020/2050 Esas, 2021/2060 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, istinaf incelemesinden geçen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği ancak 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesinin mümkün olduğu gözetilerek) sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilmek (ve dava zamanaşımı süreleri de gözetilmek) suretiyle, incelemeye konu eylemler nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemlerin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin; 09.06.2015 tarihli ve 2015/343 Esas, 2015/352 Karar sayılı ve 07.06.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararları ile İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2018/1040 Esas, 2018/1194 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/208, K. 2026/5801, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-208-e-2026-5801-k-b9a82a1a0495