Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/570 E. 2026/5802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/570
- Karar No
- 2026/5802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2022/623 E., 2023/553 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.09.2023 tarihli kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 24.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.11.2023 tarihli kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 30.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/6348 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9673 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9673 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosyalar kapsamına göre, Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/20 23... /11/2023 tarihli kararları ile sanık hakkında aynı suçtan kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden bahisle durma kararları verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinde bulunan ''..Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır..'' şeklindeki düzenleme ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde bulunan ''..(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından s nra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez..'' şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/4, 191/6. maddeleri uyarınca dava açılabilmesi için aynı suçtan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmasının aranmadığı, kamu davasının açılmasının yeterli olduğu, sanık hakkında inceleme konusu dosyalar hakkında iddianame düzenlenmeden önce Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/336 esas sayılı dosyasına aynı suçtan dava açıldığı cihetle, yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2023 tarihli ve 2022/623 Esas, 2023/553 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 27.05.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2022 tarihli ve 2022/1683 Soruşturma, 2022/465 Esas, 2022/451 sayılı iddianamesi ile Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.09.2023 tarihli ve 2022/623 Esas, 2023/553 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/638 Esas, 2023/883 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 15.04.2023 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2023 tarihli ve 2023/1805 Soruşturma, 2023/519 Esas, 2023/498 sayılı iddianamesi ile, Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan 2023/336 Esas sayılı dava ile birleştirme talepli kamu davası açıldığı, 2. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.11.2023 tarihli ve 2023/638 Esas, 2023/883 Karar sayılı kararı ile CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Doğrudan dava açılmasına dayanak Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/336 Esas, 2023/744 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 19.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2020 tarihli ve 2020/1147 Soruşturma, 2020/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 03.12.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 04.02.2021 tarihinde tedbirin infazı için .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında uyuşturucu madde kullanımına devam etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2022 tarihli ve 2020/1147 Soruşturma, 2022/56 Esas, 2022/55 sayılı iddianamesi ile, Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/192 Esas, 2022/789 Karar sayılı kararı ile, soruşturma evrakındaki şüpheli ile iddianame anlatımında geçen sanığın aynı kişi olmadığı ve iddianamede soruşturmaya konu eylemin değil bir başka olayın anlatıldığı gerekçesiyle çelişkinin giderilmesi için CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, dosyanın yeniden ele alınması için Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, kararın 24.01.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Durma kararından sonra, Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve 20230/1159 Soruşturma, 2023/225 Esas, 2023/213 sayılı iddianamesi ile Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/336 Esas, 2023/744 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 05.01.2024 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.20 23... .11.2023 tarihli kararları ile sanık hakkında aynı suçtan daha önce kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararları verilmiştir. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, şüpheli hakkında TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" TCK’nın 191/3. fıkrası uyarınca "erteleme süresi içerisinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Erteleme kararının ihlâli nedeniyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçun yeniden işlenmesi nedeniyle doğrudan açılan ikinci davada, ilk davanın mahkûmiyet kararı ile sonuçlanıp bu kararın kesinleşmesinin aranıp aranmayacağı konusunun çözümlenmesi gerekmektedir. TCK'nın 191/6. maddesinde; dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile erteleme süresi zarfında şüphelinin TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle hakkında kamu davasının açılmasından sonra, TCK'nın 191/1. maddesinde yazılı suçu tekrar işlemesi halinde doğrudan kamu davasının açılacağı düzenlenmiş olup, doğrudan açılan bu kamu davasında sanık hakkında karar verilebilmesi için önceki kamu davasının karara bağlanması gerektiği veya önceki kamu davasının bekletici sorun yapılarak bu davada verilecek karara göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği hususunda bir düzenleme öngörülmüş değildir. Sanık hakkında TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca açılan kamu davasında, önceki davanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin kabul edilmesi halinde yargılama sürüncemede kalacak, önceki kamu davasında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise, ilk suç nedeniyle verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasını ve sonuçlanıp kesinleşmesini beklemek veya 5 yıllık denetim süresinin sonucunu beklemek gerekebilecek, sanığın sonraki benzer eylemlerinin uzun süre yaptırımsız kalması sonucu doğabilecektir. Bu yaklaşım, Türk Ceza Kanunu’nun "kamunun sağlığına karşı suçlar" başlığı altında düzenlenen TCK'nın 191. maddesinin 6. fıkrasının amacına uygun düşmeyecektir. Ceza mahkemesi, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde etkili bulunan ve ceza hukuku dışında kalan bir sorun hakkında gerekli hallerde kendisi karar verecek, sorunun nitelik ve kapsamına göre bu sorunun çözümünü bekletici sorun kabul ederek ilgililere süre de verecektir. Ancak, mahkemenin ceza davasını beklemeye alması, çok zorunlu ve uzmanlığa ilişkin bir husus söz konusu olduğunda karar verilebilecek bir hal sayılmalıdır.Aksi takdirde davanın makul sürede bitirilmesi ilkesi ihlal edilmiş olur. (CMK 218-Hükümet Tasarısı Gerekçesi) Açıklanan nedenlerle, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilip, şüphelinin "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu madde satın alması,kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu madde kullanması" durumlarından biri nedeniyle hakkında kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçu tekrar işlemesi nedeniyle hakkında ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğine dair TCK'nın 191/6. maddesinin amacına uygun olarak ilk açılan kamu davasına ilişkin yargılama devam ederken sonradan açılan kamu davasında dosyada mevcut delil durumuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği, ilk açılan kamu davasının soncunun beklenmesine gerek olmadığını kabul etmek gerekir.
Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında yargılama sonuçlanmış ise, verilen kararın ikinci suç nedeniyle doğrudan açılan kamu davasını etkileyeceği durumlar söz konusu olabilecektir. Örneğin; ilk açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilmesi gerekecektir. Yine, ilk suç nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi üzerine iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle ikinci suç bakımından TCK’nın 191/6. maddesindeki erteleme kararı verilmeden dava açma koşulunun oluşması halinde dahi, mahkemece ikinci suça ilişkin yapılan yargılama esnasında, "ilk suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının, yargılama şartı yokluğu nedeniyle kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle ikinci suç bakımından da yargılama şartı bulunmadığı kanaatine varılmışsa, ilk suçtan verilen karar olağan kanun yolu incelemesinden geçmeden kesinleşmiş ise bu karara yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunularak, kanun yolu incelemesinin sonucu beklenebilecektir. Mahkemesince sanığa ait UYAP kayıtları incelenmek suretiyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan önceki davanın durma, düşme ya da beraat kararı ile sonuçlandığının tespiti halinde bu hususun değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği, mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan önceki davanın durma, düşme ya da beraat kararı ile sonuçlandığının tespit edilmesi halinde ise bu hususun, koşullarının varlığı halinde CMK’nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma veya CMK’nın 311/1-e maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi konusu yapılabileceği ve bu şekilde hak kaybı ve mağduriyetlerin önüne geçilebileceği, Dairemizce kabul edilmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, dayanak dosyada verilen durma kararının gerekçesine bakıldığında, TCK'nın 191. maddesine özgü bir usulsüzlük nedeniyle değil soruşturma evrakındaki şüpheli ile iddianame anlatımında geçen sanığın aynı kişi olmadığı ve iddianamede soruşturmaya konu eylem yerine bir başka olayın anlatıldığı gerekçesiyle çelişkinin giderilmesi için CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, dosyanın yeniden ele alınması için Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği gözetilerek ve sanık hakkında usulüne uygun şekilde 05.07.2023 tarihli iddianame düzenlendiği dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi gerektiği, nitekim kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, dayanak Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/336 Esas, 2023/744 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği de dikkate alındığında, yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği, Ancak; Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/192 Esas, 2022/789 Karar sayılı durma kararından sonra, Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve 20230/1159 Soruşturma, 2023/225 Esas, 2023/213 sayılı iddianamenin düzenlendiği ve 26.10.2023 tarihli ve 2023/336 Esas, 2023/744 Karar sayılı mahkûmiyet kararında 05.07.2023 tarihli ikinci iddianamenin hükme esas alındığı, bu durumda, incelemeye konu 27.05.20 22... .04.2023 tarihli eylemlerin, mahkûmiyet hükmüne esas alınan 05.07.2023 tarihli iddianameden önce işlenmiş hale geldiği, dolayısıyla 19.09.2020, 27.05.20 22... .04.2023 tarihli eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmadığı, eylemlerin zincirleme suça esas teşkil edebileceği gözetilerek, Mahkemesince öncelikle incelemeye konu her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek, kurulacak hükümde TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, uygulanması halinde Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/336 Esas, 2023/744 Karar sayılı kararı ile verilen hapis cezasının mahsup edilmesi hususunun gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından, durma kararları Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2023 tarihli ve 2022/623 Esas, 2023/553 Karar sayılı kararı ile Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/638 Esas, 2023/883 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.