Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/577 E. 2026/5803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/577
Karar No
2026/5803
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/387 E., 2023/755 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/2008 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9493 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9493 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı 05/02/2016 tarihli eylemi sebebiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağma suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçu kapsamında kaldığından bahisle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2018 tarihli ve 2016/240 esas, 2018/229 sayılı kararı ile mahkumiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a yollaması ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 06/06/2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, İncelemeye konu 27/12/2022 tarihli eylem hakkında ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince tekrardan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca dava açıldığının anlaşılması karşısında, incelemeye konu eylemin İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2018 tarihli kararının ihlali mahiyetinde bulunduğu cihetle, düşme kararı verilerek ihbarda bulunulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/387 Esas ve 2023/755 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 27.12.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2023 tarihli ve 2023/414 Soruşturma, 2023/266 Esas, 2023/251 sayılı iddianamesi ile Bayındır Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.07.2023 tarihli ve 2023/387 Esas, 2023/755 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/240 Esas ve 2018/229 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Sanığın 05.02.2016 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yapılan soruşturma sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2016 tarihli ve 2016/56190 Soruşturma, 2016/21483 Esas, 2016/1411 sayılı iddianamesi ile İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2016/240 Esas, 2018/229 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/8. ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06.06.2018 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin beşinci fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.", sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." ve dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemelere yer verildiği,

Somut olayda, sanığın ilk suçu olan 05.02.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2016/240 Esas, 2018/229 Karar sayılı kararı ile, sanığın, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 06.06.2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın 27.12.2022 tarihli ikinci eyleminin, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarihinde kesinleşen zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın ihlâli niteliğinde olduğu, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 27.12.2022 olması ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, sanık hakkında ayrı bir kovuşturma konusu yapılarak yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;

Sanığın 27.12.2022 tarihli eylemini, İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 06.06.2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 27.12.2022 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin birinci cümlesi uyarınca "düşme" kararı verilip İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/387 Esas, 2023/755 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/240 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/577, K. 2026/5803, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-577-e-2026-5803-k-2e86ffba8964