Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/26158 E. 2026/15176 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/26158
Karar No
2026/15176
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/500 E., 2022/934 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/207 E., 2021/87 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden 10.01.2018, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden kararın niteliği itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suç tarihi yazılmamıştır HÜKÜMLER : 1) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi 2) TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e ve 158/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın ihraç tarihinin TCK 158/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu dikkate alındığında; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçu sabit görülse idi verilebilecek hapis cezasının on yılın üzerine çıkacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemlerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,

II. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/... başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın tarafından kullanılan GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve başka GSM numarası üzerinden ... kullanıcısı olup olmadığının tespitine yönelik çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) bildirdiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak bu telefon hatlarına ilişkin ... kaydı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, var ise ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi; ayrıca UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ya da beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ... müdafiine duruşmada okunarak diyecekleri sorulduktan tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının 29. sayfasının ilk paragrafında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin hüküm ve gerekçeyle uyumlu olmayacak şekilde "sanık hakkında örgüt üyeliği ve dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verilmiştir" şeklinde ibareye yer verilmesi, kanuna aykırı; 4. Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2025 sayılı yazısı ekindeki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve sanık hakkında mahrem yapı içerisindeki konumunu yıllara sari şekilde daha detaylı gösteren Veri analiz raporunun (VAR) 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, sanık hakkında Birlikte analiz raporu (BAR) ile Veri grup analiz raporu (VGAR) düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili kurumlardan sorulup getirtilerek sanık hakkında düzenlenen bir kayıt olup olmadığının tespit edilmesi, raporda örgüt içinde öğretmeni, ... başkanı ve "asil-vekil" hanelerinde gösterilen tüm şahısların gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilerek, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yahut kovuşturması olup olmadığının araştırılması, mevcut ise bu kişilerin ilgili dosyalarından aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve bu kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması, HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek sanık ile bahse konu kişilerin görüşme ve bir araya gelme durumlarının tespiti yönünden inceleme yapılması, gerek görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/26158, K. 2026/15176, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-26158-e-2026-15176-k-ac06646efc4b