Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/581 E. 2026/5805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/581
- Karar No
- 2026/5805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/331 E., 2023/320 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 25.05.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/2829 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9719 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede, Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle inceleme dışı Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest olan 2023/489 esas sayılı dosyası üzerinden incelemeye konu dosya hakkında kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğu somut olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, derdest dosyada yapılacak yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2023 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir ceza tayin edilerek meselenin mahallinde çözülebileceği düşünülse de, Yargıtay'ın bir çok kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, henüz ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet hükmü olmadığından sanığın zincirleme suç teşkil eden başka bir cezasından mahsuba konu edilemeyeceğinin vurgulandığının anlaşılması karşısında, Dosya kapsamına göre; inceleme konusu Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/331 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02/10/2022, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/03/2023 olduğu, halen derdest olan Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest olan 2023/489 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin ise 09/03/2023, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/06/2023 olduğu, her iki suçun da 21/03/2023 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/331 Esas ve 2023/320 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 02.10.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2023 tarihli ve 2023/536 Soruşturma, 2023/1153 Esas, 2023/897 sayılı iddianamesi ile, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.05.2023 tarihli ve 2023/331 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/489 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Sanık hakkında, 09.03.2023 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2023 tarihli ve 2023/7030 Soruşturma, 2023/2341 Esas, 2023/1838 sayılı iddianamesi ile birleştirme talepli açılan kamu davasının Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/489 Esasında derdest olduğu anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre: Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/331 Esas sayılı dosyasındaki suçun 02.10.2022 tarihinde işlendiği, iddianamenin 21.03.2023 tarihinde düzenlendiği, Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/489 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 09.03.2023 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 07.06.2023 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın her iki eyleminin 21.03.2023 tarihli ilk iddianameden önce işlenmesi karşısında; Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesine 07.06.2023 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının 2023/489 Esasa kaydedildiği ve derdest olduğu, sanığın, farklı tarihlerde "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçlarını işlediği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli ve 2023/331 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.