Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1134 E. 2026/5814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1134
- Karar No
- 2026/5814
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/857 E., 2021/317 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Altınözü 1.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.02.2025 tarihli ve 2024/7841 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/20119 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/20119 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 21/12/2012 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde açılan kamu davasında, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2015 tarihli ve 2013/175 esas, 2015/67 sayılı kararıyla sanığın değişen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan????? Dava zaten kullanma suçundan açıldı. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi hükmü delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karar itiraz edilmeden 12/05/2015 tarihinde kesinleştiği, ancak sanığın denetim süresi içerisinde incelemeye konu 25/07/2017 tarihli aynı nevi eyleme konu suçun ihbar olunması üzerine, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/02/2022 tarihli ve 2022/8 esas, 2022/31 sayılı kararının, incelemeye konu Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/857 esas sayılı dosyasındaki 25/07/2017 tarihli eylemin zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olması nedeniyle Adana Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11/07/2023 tarihli ve 2022/847 esas, 2023/992 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği cihetle, inceleme konusu eyleme konu suç hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından, sanığın mahkûmiyeti yerine düşme kararı verilerek ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Altınözü 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/857 Esas ve 2021/317 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 25.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2018 tarihli ve 2018/69 Soruşturma, 2018/1 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 19.02.2018 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 09.03.2018 tarihinde Hatay Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin 22.05.2020 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli ve 2018/69 Soruşturma, 2020/163 Esas, 2020/154 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.04.2021 tarihli ve 2020/857 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2015 tarihli ve 2013/175 Esas ve 2015/67 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 21.12.2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2013 tarihli ve 2013/2828 Esas sayılı iddianamesi ile Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesininn 06.03.2015 tarihli ve 2013/175 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.05.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
3. Sanığın denetim süresi içerinde 25.07.2017 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin, kanun yararına bozma istemine konu Altınözü 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1.maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/847 Esas, 2023/992 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
5. Bozmadan sonra dosyanın 2023/172 esasa kaydedildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda; Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2015 tarihli ve 2013/175 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararı ile, sanığın 21.12.2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince verildiğinin kabulü gerektiği, bu kabule göre, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 25.07.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 25.07.2017 tarihli eylemini, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 12.05.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 25.07.2017 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 25.07.2017 tarihli eylemin soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, ancak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi bir tasfiye hükmü olduğundan, sonraki aynı nev'i suçtan eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel olmayacağı gözetilerek 22.05.2020 tarihli eylem nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/857 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/172 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına, sanığın 22.05.2020 tarihli eylemi nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.