Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1004 E. 2026/5813 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1004
Karar No
2026/5813
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2022/260 E., 2022/562 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2. 13.08.2020 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9632 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11259 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11259 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1- Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/260 esas, 2022/562 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 05/02/2022 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/260 esas, 2022/562 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Adı geçen sanık hakkında evvelce 11/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/12/2015 tarihli ve 2015/82464 soruşturma, 2015/1172 sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle kamu davası açılması üzerine, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli ve 2018/962 esas, 2019/994 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmedenkesinleştiği, Bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince, doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan işbu incelemeye konu kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan daha önceki tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2022 tarihli ve 2020/522 esas, 2022/497 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 13/08/2020 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2022 tarihli ve 2020/522 esas, 2022/497 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;

Adı geçen sanık hakkında evvelce 11/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/12/2015 tarihli ve 2015/82464 soruşturma, 2015/1172 sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle kamu davası açılması üzerine, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli ve 2018/962 esas, 2019/994 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği,

Bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme

gereğince, doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan işbu incelemeye konu kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan daha önceki tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/260 Esas ve 2022/562 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 05.02.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2022 tarihli ve 2022/28678 Soruşturma, 2022/9532 Esas, 2022/7184 sayılı iddianamesi ile Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce Antalya 10.Asliye Ceza Mahkemesine 2020/522 esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.12.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/522 Esas ve 2022/497 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 13.08.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2020 tarihli ve 2020/50757 Soruşturma, 2020/17467 Esas, 2020/13563 sayılı iddianamesi ile Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek ihlal nedeniyle 16.11.2018 tarihinde Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.07.2022 tarihli ve 2020/522 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Doğrudan dava açılmasına dayanak alınan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/962 Esas, 2019/994 Karar sayılı kararının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 11.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2015 tarihli ve 2015/82464 Soruşturma, 2015/1172 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 31.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği,

2. Şüphelinin 07.09.2018 tarihinde aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2018 tarihli ve 2015/82464 Soruşturma, 2018/27662 Esas, 2018/22760 sayılı iddianamesi ile Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/962 Esas, 2019/994 Karar sayılı kararı ile, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.12.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre;

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır.

Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir.

Somut olayda; şüphelinin 11.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.12.2015 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 16.11.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2018/962 Esas, 2019/994 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 28.04.2022 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.03.2024 tarihli ve 2024/12921 Soruşturma, 2024/1979 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla,

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, öncelikle Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi ve Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesindeki davaların birleştirilmesine karar verilmesi, takiben birleşen davada Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararları Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2020/522 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/1004, K. 2026/5813, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-1004-e-2026-5813-k-359b85d67882